| Sana göre insanlar işin ucunu hep yatağa mı bağlamalı? | Open Subtitles | أنتن النساء تعتقدن أنه دائماً سينتهي بكم المطاف في السرير |
| Neden seninle yatağa giren son kişi ben oluyorum hep? | Open Subtitles | لماذا أنا آخر واحد في الحي يجلس في السرير معك؟ |
| Acılı sosislinin aksine yatakta da hiç bir pislik yok. | Open Subtitles | وعلى خلاف النقانق الحاره لا فوضى في السرير |
| Başka bir kadınla yataktayım. | Open Subtitles | انا في السرير مع امرأة اخرى، الا تريدين ضربي؟ |
| Onu buraya gömeceğiz sonra sen eve gidip babamızı yatağına yatır. | Open Subtitles | أو أن أدفن هنا وعليك العودة للمنزل, ووضع ابي في السرير |
| İngiltere Kralı beni çağırtmışken, nasıl olur da yatağımda yatarım aşkım? | Open Subtitles | كيف يمكنني النوم في السرير, يا حبي عندما يستدعيني ملك انجلترا؟ |
| Evet ama adam daha hastaneden ayrılmadı bile. 2 numaralı Yataktaki hastam. | Open Subtitles | لكن هذا الرجل لم يترك المستشفى بعد إنه مريضي في السرير 2 |
| Tüm gün Yatakta mı kaldın? | Open Subtitles | انت بقيت في السرير طوال اليوم ؟ يالك من محظوظة |
| Onun için bu yatağa geri dön. Düzüşeceğiz, hepsi bu. | Open Subtitles | يعود في السرير ، نذهب يمارس الجنس وهذا كل شيء. |
| - Çünkü gece geç vakitte yayınlanıyor ve ek işte çalışmadığında sütünü içip 10'da kıçını yatağa deviriyorsun da ondan. | Open Subtitles | لأنه يظهر متأخراً في الليل، وعندما لا تكون شخصاً يعمل بوظيفة إضافية، فإن مؤخرتك المدللة ستكون في السرير بحلول العاشرة |
| O yatağa uzanmış ağlaması gereken biri varsa o da benim. | Open Subtitles | إم كان يحق لأحد أن يرقد في السرير وينتحب فهو أنا |
| Ben yarım bina öteye yürümeye çalışırsam bir hafta yatağa bağlı olabiliyorum. | TED | لكن مشية قصيرة بالنسبة لي ترديني في السرير لأسبوع كامل. |
| Ve dürüst olmak gerekirse, yatakta da iyi değil. | Open Subtitles | وإلى أن نكون صادقين تماما، انه ليس على ما يرام في السرير. |
| Ve eğer bana sorarsan yatakta da iyi değilizdir. | Open Subtitles | وإذا أردتِ رأيي نحن لسنا بارعين في السرير أيضاً |
| yataktayım, grip oldum. Rengim yeşil, kustum. | Open Subtitles | أنا في السرير متعبه ومريضة بالانفلونزا |
| O zaman neden sen onu yatağına yatırmıyorsun, ben laboratuvara dönüp işimi bitireceğim. | Open Subtitles | إذاَ لما لا تضعها أنت في السرير وأنا سأعود إلى المختبر لإنهاء عملي. |
| "hanımın benim yatağımda fahişelik oynadı... kanıtları hala içimde kanıyor. | Open Subtitles | المعشوقة التي تعزف الترمبيت في السرير الشهادات المزيفة التي تدميني |
| Charlie, beni dinle. Seni seviyorum. Paranı, arabanı, evini ya da Yataktaki becerilerini değil. | Open Subtitles | أحبّكَ لشخصكَ ، وليس لمالك أو سيّارتكَ أو منزلكَ أو مهاراتكَ في السرير |
| Daha sonra gelseydim sizi Yatakta mı görecektim? | Open Subtitles | إذا جئت لاحقاً ، هل كنت ستريني أنت وإياها في السرير ؟ |
| Sorun şu ki şimdi bir yatakta uyuyor olabilirdim. | Open Subtitles | المشكلة أنه كان يمكنني أن أكون في السرير الآن |
| Selam tatlım. Dün akşam yataktayken halıda bir farenin koştuğunu gördüm. | Open Subtitles | عزيزي, ليلة البارجة كنت في السرير ورأيت جرذ ركض تحت سجادتي |
| Samantha ve Matt'in beraber iyi çalıştıkları tek yer Yatak oldu. | Open Subtitles | كان المكان الوحيد عملت سامانثا ومات معا بشكل جيد في السرير. |
| Kadının da yatarken gözlük takmadığını düşünmek mantıklı görünüyor. | Open Subtitles | من المنطقي الافتراض بأنها لم تكن تلبسهم في السرير. |
| - Dün gece dört kişi öldü... - Yatakta bacağın işi ne? | Open Subtitles | توفي أربعة أشخاص الليلة الماضية- لماذا كانت الساق في السرير ؟ |
| Jim, Yataklarında cips yiyip kola ve soda içiyorlar. | Open Subtitles | جيم انهم يأكلون الشوكولا والشيبس ويشربون الكولا في السرير |
| Burada kramplarımla ilgili komik bir şey yok ayda 3 gün yataktan çıkamıyorum | Open Subtitles | لا شيء مضحك حول حيضي أنا أرقد في السرير 3 أيام كل شهر |
| Ağır ol ve babalık, yaşa ve kendi yatağında öl | Open Subtitles | تحلى بالهدوء يمكنك رمي الأمر برمته خلفك وتموت في السرير |