"في الضوء" - Traduction Arabe en Turc

    • Işıkta
        
    • Işığın
        
    • ışık altında
        
    • ışığa
        
    • ışığın içinde
        
    • ışıkta
        
    Işıkta, çöp konteynırının önünde de gayet güzel görünüyorsun. Open Subtitles لا, تبدين جميلة جداً في الضوء, خلف القمامة أيضاً.
    Işıkta, kötülüğün işlemez, kıskançlığın kışkırtıcılığı, cimriliğin kaynağı, uyuşmazlığın kışkırtıcılığı, acı ve kederin sahibi. Open Subtitles في الضوء, شرّك لا شيء, محرض الحسد, خط الجشع, محرض من النزاع,
    Işığın içine yazılmış şu dikey siyah çizgiler yoluyla gördüğünüz şey gizli koddur. Open Subtitles مكتوبة في الضوء في هذه الخطوط السوداء العمودية بشفرة سرية
    Loş ışık altında yüzü biraz değişmiş gibiydi. Open Subtitles في الضوء القاتم الخافت بدا له الوجه و كأنه قد تغير قليلاً
    Her biri bizi ışığa gizlenmiş sırları açığa çıkarmaya biraz daha yaklaştırdı. Open Subtitles كل واحد منهم قربنا لفتح الأسرار المختبئة في الضوء
    "Ve geniş bir alanda bana gösterdikleri huzur dolu ışığın içinde onun başka bir kısmının gölgesini gördüm." Open Subtitles و في كل مكان في الضوء الخافت ظهروا لي و لم أرى أي ظل لهم مجددًا.
    - Ama onu ışıkta görünce... - Merdivenden mi indin? Open Subtitles لقد رأيته في الضوء انتظر , لقد نزلت من السلم؟
    Işıkta nasıl parladığını görüyor musunuz? Open Subtitles هل ترى كيف أنها نوعاً ما تومض في الضوء ؟
    Işıkta daha az parlak gözükecektir. Open Subtitles سيبدو أقل صخباً في الضوء المباشر
    Acele etmeliyim. Işıkta gücünü kaybediyor. Open Subtitles علي أن أسرع إنها تفقد قوتها في الضوء
    Nereye -Kırmızı Işıkta! Open Subtitles في الضوء الأحمر
    Işıkta bak ona. Open Subtitles إنظري إليه في الضوء.
    Işıkta rahat edemiyoruz. Open Subtitles لا نستريح في الضوء.
    Işığın içine yazılmış şu dikey siyah çizgiler yoluyla gördüğünüz şey gizli koddur. Open Subtitles مكتوبة في الضوء في هذه الخطوط السوداء الطولية شفرة سرية
    Işığın büyüdüğü yerde onu görüyorum Open Subtitles أراها تنطلق و ينمو شيئا في الضوء
    Işığın içinde daha da şaşırtıcı bir şey gizli. Open Subtitles شيء أكثر إدهاشا حتى مختبئ في الضوء
    Haydi, ona ışık altında bir bakmak istiyorum. Ver bakalım buraya! Nedir sorun? Open Subtitles هيا، أريد أن ألقي نظرة عليه في الضوء ما الأمر؟
    Aslında kendini fotoğrafçı zannediyordu, bana Amber'i doğal ışık altında çekmemi söyleyip duruyordu. Open Subtitles في الواقع، صنّف نفسه كمصوّر، وظلّ يقول لي أنّي يجب أن ألتقط صورها في الضوء الطبيعي
    Öleceksek en azından ışık altında ölelim. Open Subtitles إذا كنا سنموت ، لنمُت في الضوء
    Negatifleri ışığa çevirip bakıyor ve Şikago fotoğrafları arıyordum. Open Subtitles و كنت أمسك بالصور السالبة و أضعها في الضوء و أنظر إلى صور شيكاغو
    Tünelin sonundaki ışığa gerçekten de baktığıma inanamıyorum. Open Subtitles لا أستطيع أن أصدق أنني أنظر فعلا في الضوء الموجود بنهاية النفق
    Hepimizin ışığın içinde yaşamak istediğini söyledi. Open Subtitles قال أننا نحاول أن نحيا في الضوء
    Sonra genç doktor kızı ışıkta hiç çıplak görmediğini fark eder. Open Subtitles لاحظ الطبيب أنه لم يرى تلك الفتاة عارية في الضوء للآن

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus