"في الوقت الحالي" - Traduction Arabe en Turc

    • Bu arada
        
    • Şu an için
        
    • şimdi
        
    • şu anda
        
    • Bu sırada
        
    • Şu sıralar
        
    • şu an
        
    • Aynı zamanda
        
    • şimdilik
        
    • Şuan
        
    • Bu süre zarfında
        
    • Bu esnada
        
    • günümüzde
        
    • gerçek zamanlı
        
    Ama Bu arada, Mary Jane'i neredeyse bir haftadır görmüyordum. Open Subtitles لكن في الوقت الحالي لم أري ماري جين خلال أسبوع
    Bu arada, gitmesine izin vermekten başka yapabileceğim bir şey yok. Open Subtitles في الوقت الحالي ، ليس هناك شيء أستطيع فعله إلا الرحيل
    Bu arada ona yardım etmek için elimizden geleni yapmalıyız. Open Subtitles في الوقت الحالي علينا أن نقوم بما في وسعنا لمساعدتها
    Belki. Ama Şu an için, bundan başka iş yok. Open Subtitles ربما ، ولكن في الوقت الحالي هذه كل ماحصلت عليه
    Herşeyi anlıyorum... ..ama şimdi bir başkası ile görüşmem var. Open Subtitles أفهم ما تقصد تماماً لكن في الوقت الحالي لدى موعد
    Hatta öylesine çok seviyorum ki iki yılda bir yeni bir dil öğreniyorum, şu anda da sekizinci dili öğreniyorum. TED في الواقع، إنني أعشق تعلم اللغات حتى أنني أحب تعلم لغة جديدة كل عامين، في الوقت الحالي أتعلم لغتي الثامنة.
    Bu sırada, bizim balistik laboraturamıza bir göz atmak isteyebilirsin. Open Subtitles في الوقت الحالي ربما تود النظر للمعمل الجنائي
    Şu sıralar kadınları inceliyorum. Konu, düşündüğümden daha basit. Open Subtitles إنني أحلل النساء في الوقت الحالي إن هذا الموضوع أقل صعوبة مما أظنه
    Bu arada, bir gün, tezinde önemli bir yer tutan Gaudi'nin yaptığı Park Guell'i incelemeye giden Vicky birisiyle karşılaştı. Open Subtitles في الوقت الحالي في أحد الأيام و خلال ذهابها لتدرس تصميمات غاودي و المهم في أطروحتها فيكي حظيت بفرصة لقاء
    Aslında, belki Bu arada sen de bana bir iyilik yapabilirsin. Open Subtitles في الواقع, ربما يمكنك أن تقدمي لي خدمة في الوقت الحالي.
    Bu yüzden, Bu arada masaja gideceğim ve Mandy ve Michaela ile buluşup, onların misafirperverliğinden faydalanarak buhar banyosu yapacağım. Open Subtitles لذا في الوقت الحالي سأذهب للنادي الصحي وأقابل ماندي وميكايل من المضيفة لنأخذ حمام بخار , هل ستاتي معي ؟
    Bu arada onu telefondan uzak tut ve evden çıkmasına izin verme. Open Subtitles في الوقت الحالي أبعديها عن الهاتف و لا تدعيها تخرج من المنزل
    Ama Bu arada benim kendi klanım iç savaşın eşiğinde bocalıyor. Open Subtitles ولكن في الوقت الحالي عشيرتي تتأرجح على حافة هاويه لحرب أهليه
    Ve Bu arada dünya nüfusunun iki katına çıkmıştır. TED وتضاعف عدد سكان العالم في الوقت الحالي.
    Savaş bittiğinde unut gitsin, ancak Şu an için mükemmel bir iş. Bu işten servet yapılır, ne dersin? Open Subtitles ان انتهت الحرب تخسر, ولكن في الوقت الحالي , رائع يمكنك ان تكون ثروة..
    Bu harika, ama şimdi onlar burada değil; sadece biz varız. Open Subtitles هذا عظيم ، لكنهما ليسا هنا في الوقت الحالي ونحن موجودين
    Çünkü şu anda senin de benim de başka seçeneğimiz yok. Open Subtitles لأنه ليس لديك خيار آخر ولا أنا ايضاً في الوقت الحالي
    Bu sırada burada kalıp benim asla sahip olmadığım şeye sahip olmanı istiyorum. Open Subtitles في الوقت الحالي أريدك ان تبقى هنا لتستمتع بلم احصل عليه ابدا
    Biraz konuştuk, sonra ortak bir noktada buluştuk, ve onun en çok ilgilendiği şeyin Şu sıralar bir daire ... satın alma olmadığına karar verdik. Open Subtitles وقررنا أنه ليس من مصلحته أن يشتري شقة في الوقت الحالي
    Ama tam da şu an kamu hizmetinde fark yaratabilirsiniz. TED ولكن يمكنك صناعة الفرق في الخدمة المدنية في الوقت الحالي.
    Ve Aynı zamanda, kimse birşey almayacak. Open Subtitles و في الوقت الحالي لا يأخذ أحد شيئاً لا توجد استثناءات
    Belki şimdilik, ama gün olur her şey değişir, tabii senato da. Open Subtitles ربما في الوقت الحالي , لكن الزمن يتغير و كذلك مجلس الشيوخ
    Bu süpürge odasının arkasında Şuan var olan bir kapı. Open Subtitles فهو باب. والذي تَتواجد خلفه في الوقت الحالي خزانة التَنظيف.
    Doktorun iki çocuğu Anna ve Rudolf ise Bu süre zarfında ebe tarafından bakılıyordu. Open Subtitles ولديه، رودلف و آنا كانا تحت رعاية القابلة في الوقت الحالي
    Belki Bu esnada kozmetik bir çözüm bulunabilir. Open Subtitles في الوقت الحالي ، ربما يتواجد مستحضر تجميل لحل هذا
    Eğer günümüzde pozitif olmanın bir yolunu bulabilirsek, TED إذا وجدنا طريقة تجعلنا إيجابيين في الوقت الحالي
    Az önce gördükleriniz, Doug'un konuşma yeteneğini kaybedişinden sonraki ilk gerçek zamanlı olarak konuşmasıydı. TED ماذا رأيت هناك للتو هل كان دوق يتواصل أو يتحدث في الوقت الحالي للمرة الأولى لأنه فقد القدرة على الكلام.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus