| Omar bizimle kalmak istemiyormuş... Otelinde mutlumuş... | Open Subtitles | عمر لا يريد أن يبقى معنا انه سعيد في فندقه |
| Sanırım geçen yıl Otelinde birkaç gün kalmışsın ama elinde kaldığına dair bir kayıt yoktu. | Open Subtitles | يبدو انك قضيت على الاقل يومين في فندقه .. في السنة الماضية و |
| Lakin burada, neredeyse bomboş Otelinde bir hizmetli odasında mı kalıyordu? | Open Subtitles | والآن، إنه في فندقه الفارغ المجهول ويطلب غرفة الخادم؟ |
| Gerek yok çünkü yemeği onun kaldığı otelde yiyeceğiz. | Open Subtitles | ليس بالضرورة نحن سنتناول العشاء في فندقه |
| Hatta kaldığı otelde videosu bile varmış. | Open Subtitles | قالوا لي أن هناك تصوير له في فندقه |
| Ama konuşmak isterseniz Kristopher Otelinde. | Open Subtitles | و لكن كريستوفر في فندقه أذا رغبتم بالتحدث أليه |
| Bu Emekwi. Otelinde, misyonerlik okulu için bir oda bağışlıyor. | Open Subtitles | هذا هو "ديمتري"، لقد حجز لنا غرفاً في فندقه من أجل الحمله |
| bir adamın Otelinde görüşmek değil. | Open Subtitles | وليس أن ألتقي مع رجل في فندقه. |
| Sunset'teki yeni Otelinde janjanlı büyük bir restorant açmamı istiyor. | Open Subtitles | يريد مني أن أفتح هذا مطعم schmancy كبيرة في فندقه الجديد على الغروب. |
| Jack, korumalarının altısı dahil Novakovich'i Otelinde öldürmüş. | Open Subtitles | (جاك) قتل (نوفاكوفيتش) في فندقه ومعه ستة من حراسه |
| Daha şimdi konuştuk. Otelinde döndü. | Open Subtitles | تكلمت معه لتوي, هو في فندقه. |
| - Kuramori, Otelinde değildi. | Open Subtitles | (كوراموري) ليس في فندقه ماااذاااا؟ |
| Onun Otelinde. | Open Subtitles | في فندقه |
| Onun Otelinde buluşmalıyız. | Open Subtitles | -يجب أن نلتقي في فندقه . |
| Otelinde. | Open Subtitles | - في فندقه. |
| Nesim Butros. kaldığı otelde Rivkin tarafından bıçaklandı. | Open Subtitles | (نسيم بوتروس) طعن من طرف (مايكل ريفكين) في فندقه |
| kaldığı otelde. | Open Subtitles | في فندقه |