| General, Yeşim Taşı Sarayı'nda biz sert savaşçıların bir sözü vardır: | Open Subtitles | جنــــرال نحنُ في قصر ،،الجيد،، مُقاتلون أشداء وأقوياء يجب علينا ذلِك |
| Ben asil biriyim. Geleceğim uzak bir sarayda beni bekliyor. | Open Subtitles | أنا أبقى ذات دماء ملكية مستقبلي موجود في قصر بعيد |
| De Winton'ın tarihi konağında, sizleri misafir ettiğimiz için çok mutluyuz. | Open Subtitles | نحن سعداء في أن تكون ضيف هنا .في قصر اجدادنا دي وينت |
| Parasız kaldığımız için Doublemeat Palace'ta hamburgerci oldum ve... | Open Subtitles | ومررت بضائقة مالية والتي تجعلني أعد البرجر في قصر اللحم المزدوج |
| Diş sarayında bir problem var, dostum. | Open Subtitles | لدينا مشكلة يا صاح في قصر جنيّات الأسنان |
| Anne hastaneye girince onlara Portland dışındaki bir malikanede büyükbabaları bakmış. | Open Subtitles | لقد رباهم جدهم في قصر خارج بورتلاند بعد ان تم إدخال والدتهم للمشفى |
| "G7 dünya liderleri zirvesi Buckingham Sarayı'nda toplanacak"? | Open Subtitles | مؤتمر القمة السابع سيقام في قصر بكنجهام ؟ |
| Çünkü önceki yaşamımızda Buckingham Sarayı'nda muhafızken ayı postu şapka giyen en seksi kız sendin. | Open Subtitles | لأنني عرفتك في حياة البرزخ عندما كنا حراس في قصر بكنغهام كنت تلبسين ذلك اللبس المثير وتلك القبعة ذات فروة الدب |
| Sorunlar çözülene dek Başkanlık Sarayı'nda kalabilirsin. | Open Subtitles | يمكنك البقاء في قصر الرؤساء حتى تحل الأمور |
| Saltanatı boyunca, eşi ve kalan üç çocuğuyla birlikte Sans Souci adında görkemli bir sarayda yaşadı. | TED | خلال ولايته، عاش في قصر فخم أطلق عليه سان سوسي ورافقته زوجته وثلاثة من أبنائه الباقين. |
| Bu arada peri masallarındaki gibi güzel bir sarayda yaşayacak ve sonunda tahta oturup Genovia halkını yöneteceğim. | Open Subtitles | في الوقت الحالي سأعيش في قصر كما في الأساطير وفي النهاية سأعتلي العرش وأحكم شعب جنوفيا |
| Yıllar önce, He Bei Guang Pin'in konağında... | Open Subtitles | قبل سنوات عديدة ... في قصر وباي دبوس غوانغ |
| Doublemeat Palace'ta her hamburger aynıdır. | Open Subtitles | كل برجر في قصر اللحم المزدوج متشابه |
| Diş sarayında bir problem var, dostum. | Open Subtitles | لدينا مشكلة يا صاح في قصر جنيّات الأسنان |
| Kız arkadaşım ve tüm arkadaşlarım büyük bir malikanede TV izlerken ben içeri davet edilmiyorum. | Open Subtitles | حبيبتي وكل أصدقائي يشاهدون التلفاز في قصر كبير، ولست مدعواً للدخول؟ |
| Palazzo Capponi'de önceki sorumluyu ortadan kaldırarak kendine bir yer açtın. | Open Subtitles | أنت خلقت وظيفة شاغرة في قصر كابوني) بالتخلص من القيّم السابق) |
| Sizi aile lanetiyle lanetlenmiş karanlık, gizemli bir konakta hayal ediyordum. | Open Subtitles | لقد كنت أتخيل أنكِ في قصر غامض و داكن بسبب لعنة عائلية |
| Lord Snow sizin gibilerin hor görüldüğü bir kalede büyüdü. | Open Subtitles | لورد سنو هنا ترعرع في قصر البصق تحت على أشباهك |
| Güney Dakota'da bulunan Mitchell'daki Corn Palace'da. | Open Subtitles | ،إنها في قصر الذرة "في "ميتشيل"، جنوب "داكوتا |
| Parksların konağındaki kocaman bir yatak odasındayım. | Open Subtitles | أنا في قصر باركس , غرفة نوم ضخمه |
| Kingsley Hall'den Buckingham Sarayı'na gitti. | Open Subtitles | في قصر باكينجهام قبل حضور المؤتمر |
| Eski günlerden bahsediyorlar, Kış Sarayı'ndaki danslardan Neva'nın kıyısındaki pikniklerden. | Open Subtitles | إنهم يتحدثون بشأن أيامهم القديمة وبشأن الرقص في قصر الشتاء ونزهاتهم على ضفاف نهر نيفا |
| Baudelaire ailesi, pis, kalabalık bir şehrin ortasındaki devasa Bir malikânede yaşardı. | Open Subtitles | عاشت عائلة "بودلير" في قصر كبير جداً في وسط مدينة قذرة مزدحمة. |
| İlk seferin bir Playboy güzeliyle Playboy Malikanesi'nde mi olacak yani? | Open Subtitles | أول مرة تنيك هاتكون مع مزة بلاي بوي و في قصر بلاي بوي |