"في كل لحظة" - Traduction Arabe en Turc

    • her saniye
        
    • her an
        
    • her anda
        
    • her anında
        
    • ve her dakika
        
    Simon, her saniye onunla duramaz. Open Subtitles لا يمكن لسايمون البقاء معه في كل لحظة اصمت
    Korunman ve geri dönebilmen için her saniye, umutla dua ediyorum. Open Subtitles إني أدعو لك بالسلامة في كل لحظة و يملأني الأمل في عودتك
    İçimdeki karanlık yaşadığım her saniye içimdeki ışıkla savaşıyor. Open Subtitles الظلام بداخلي يصارع النور في كل لحظة أعيشها
    -- her an. Ve son olarak, zekâyı nasıl sınayabileceğimizi düşünelim. TED في كل لحظة. و أخيراً دعونا نفكر في كيفية قياس الذكاء.
    Kuantum mekaniğine göre madde sürekli olarak ve her an oluşturulup yok ediliyor. TED ويخبرنا علم ميكانيكا الكم أن المادة تُخلق وتُدمر طوال الوقت، في كل لحظة.
    Onunla geçirdiğim her anda karşımdakinin sen olmasını istedim seni aramamın sebebi buydu. Open Subtitles في كل لحظة مرت معة كنت أتمنى أن تكون معك أنت.
    Son iki yılın her anında onu düşünüyordun. Open Subtitles في كل لحظة خلال العامين الأخيرين كنتِ تفكرين به
    Annem çok önemli birisi ve her dakika bir işi var. Open Subtitles أمي شخصية مهمة. إنها تقوم بأشياء في كل لحظة.
    O sapıkla geçirdiği her saniye kaçınılmazı erteliyor. Open Subtitles في كل لحظة تمضيها مع ذلك المريض المنحرف انها تماطل فحسب
    Seninle sürekli iletişim halinde olup, her saniye seni takip edeceğim. Open Subtitles "وسأكون مستقر للتواصل معكِ ومراقبتكِ في كل لحظة"
    Çocukların her saniye ne yaptıklarını biliyorum. Open Subtitles أعرف ما يفعله الأولاد في كل لحظة
    "Zaman benim düşmanım her dakika, her saniye kederleniyorum." Yoksa şöyle miydi: Open Subtitles الوقت عدوي" "أندم في كل دقيقة ، أندم في كل لحظة
    Marge, bu adamla geçirdiğin her saniye... ..kırılgan ruhunu mahvedecek. Open Subtitles (مارج) في كل لحظة تمضينها مع هذا الرجل فهي تحطم روحك الهشة
    Jen, yalnız zaman geçirebilirsin. her saniye benimle olmak zorunda değilsin. Open Subtitles (جين)، بوسعك أن تحظي بوقت تبقين فيه مع نفسك ليس عليك أن تكوني معي في كل لحظة
    O mikroçipten kurtulmuş olabilirsin ama nefret ile geçirdiğin her saniye Lex'in seni hala kontrol ettiğini gösteriyor. Open Subtitles قد تكوني قد تخلصت من الرقاقة الدقيقة، لكن في كل لحظة تتملكك فيها الكراهية لحظة ما يزال (ليكس) يتحكم بك.
    Dış dünyada ise, öyle olmadığı her an hatırlatılır ve olayların temelini dahi bulamazsınız. TED في العالم الخارجي، تُذكّر في كل لحظة أنك لا تملك زمام الأمور بل لا يمكنك حتى الوصول إلى حقيقة الأشياء
    her an trilyonlarca hücre kan damarlarınız boyunca dolaşıyor, bazen de vücudunuzun çevresini sadece bir dakikada dolaşıyor. TED في كل لحظة تجوب تريليونات الخلايا داخل أوعيتك الدموية أحيانًا، تطوف حول الجسد خلال دقيقة واحدة فقط.
    Oğlun tahtın varisi olduğu için... her an korku içinde yaşamak... Open Subtitles أعيش في ذعر في كل لحظة وكل يوم، لإن ابني هو وريث العرش
    Oğlun tahtın varisi olduğu için... her an korku içinde yaşamak... Open Subtitles أعيش في ذعر في كل لحظة وكل يوم، لإن ابني هو وريث العرش
    Tanrım! Biliyorum... her an bununla yaşıyorum. Open Subtitles يا الهي, أعرف ذلك أنا أعيش مع هذا الشيء في كل لحظة
    Tarihteki her anda ortaya çıkacak, patlayan bir TARDIS'ten beslenen bir yenilenme alanı. Open Subtitles حقل للاستعادة, مزوّد بطاقة التارديس المنفجرة حادثا في كل لحظة من التاريخ
    Günün her anında anne özlemi çektim. Open Subtitles انا افتقد امي في كل لحظة بيومي
    Baba seninle çok gurur duyuyorum ve her dakika seni düşünüyorum. Open Subtitles أنا فخورة بك جداً. واتذكرك في كل لحظة.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus