| Üçüncü eski Bayan Rossi ile Las Vegas'ta bir kilisede evlendim. | Open Subtitles | لقد تزوجت بالثالثة سيدة روسي،سابقا في كنيسة صغيرة في لاس فيغاس. |
| Ve bu arada izin verin birşey söyleyeyim " Vegas'ta olan Vegas'ta kalır". | Open Subtitles | واسمحوا لي أن أقول لك شيئا. ماذا يحدث في فيغاس يظل في لاس. |
| Belki General Alexander da benim gibi o gün Las Vegas'ta 12 bin sabıkalı görmüyordu. | TED | وربما كان الجنرال ألكسندر مثلي يومها، لا يرى أمامه 12000 مجرما في لاس فيجاس. |
| Las Vegas'da olduğunuzu düşünün, kumarhanedesiniz ve oradaki bilgisayarlardan birinde oyun oynamaya karar veriyorsunuz, aynı solitaire ya da satranç oynar gibi. | TED | تخيل أنك في لاس فيجاس، في كازينو، وقررت أن تلعب لعبة في أحد حاسوبات الكازينو، فقط مثل ما تلعب السوليتير أو الشطرنج. |
| Las Vegas'a gelemediğim için... özür dilerim. | Open Subtitles | أنا آسفة لأني لم أستطع الانضمام الأخوات في لاس فيغاس |
| Las Vegas'taki bir otelde üç gün geçirme şansına erişecek. | Open Subtitles | ستستمتع بثلاثة أيام رائعة في فندق ساندس في لاس فيغاس |
| Benim fikrim, Stacey'nin Sevgililer Günü'nde Las Vegas'ta hızlı randevu etkinliğine katılmasıydı. | TED | كانت فكرتي أن تجرب ستاسي نظام التعارف السريع يوم عيد الحب في لاس فيغاس. |
| Las Vegas'ta bir şarkı yarışmasına doğru yol alan bir tren dolusu kızı kaçırmaktan 99 sene yedi. | Open Subtitles | يؤدي عقوبة 99 عام بجرائم خطف وإرهاب فتيات الجامعات وقبض عليه وهو يغني في لاس فيغاس |
| Vegas'ta kartları saydık. | Open Subtitles | ــ كنت أحصي الأوراق ــ تحصي الأراق؟ أحصي الأوراق في لاس فيغاس |
| - Onun iyi olduğunu biliyorum. O Las Vegas'ta, büyük bir odada, takım elbiseyle. | Open Subtitles | أعرف أنه بخير،إنه في لاس فيغاس مرتدياً بذلة في غرفة فاخرة |
| Burada, Vegas'ta daha fazla para oldugunu biliyordun. | Open Subtitles | كنتِ تعرفين أن هناك المزيد من الأموال في لاس فيغاس |
| çok özel bir spor olayı için Las Vegas'ta toplanmıştık. | Open Subtitles | لقد تجمعنا في لاس فيغاس من أجل هذه اللحظة المميزة في الرياضة |
| Las Vegas'ta bu gergin gecede garip şeyler hatırlıyorum. | Open Subtitles | ذكريات غريبة من تلك الليلة المضطربة في لاس فيغاس |
| Gönder! Las Vegas'ta bu çok özel spor anı için toplanmıştık. | Open Subtitles | لقد تجمعنا في لاس فيغاس من أجل هذه اللحظة المميزة في الرياضة |
| - Jim, Las Cruces'de güzel bir iş aldım. - Las Cruces? | Open Subtitles | جيم، لقد حصلت على وظيفة يالفعل جيدة في لاس كروسيز لاس كروسيز؟ |
| İlk bela işaretinde, Las Vegas'taki beyaz babanın yanına koşarak dönersin. | Open Subtitles | عند أول مشكلة ستعود جريا إلى أبيك الأبيض في لاس فيغاس |
| - Belki Las Vegas'a gideceğin için heyecanlısındır. | Open Subtitles | حسنا ربما انت متوتر بشأن العودة الى موطنك في لاس فيجاس |
| Ve Jack Dupree adındaki yerel bir paralı kefili, onu tutup Las Vegas'a geri getirmesi için gönderdi. | Open Subtitles | و قد ارسل له مقدم كفالات محلي اسمه جاك ديبري و قد اخذه و عاد اليه في لاس فيجاس |
| - Belki Las Vegas'a gideceğin için heyecanlısındır. | Open Subtitles | حسنا ربما انت متوتر بشأن العودة الى موطنك في لاس فيجاس |
| Las Vegas'da üç büyük oteli kontrol ettiğiniz doğru mu? | Open Subtitles | أصحيح أنك تملك الحصص الأكبر في 3 فنادق من بين أكبر الفنادق في لاس فيجاس ؟ |