| Bly ve Brandenburg başı dertte olan arkadaşlarına yardım ediyorlar. | Open Subtitles | لقد حصلنا على مساعدة بلاي و براندنبــرج للرجل الواقع في مأزق |
| Arkadaşlarımdan birinin başı dertte. Derhal onu almam gerekiyor. | Open Subtitles | صديقة لى في مأزق أنا أحتاج للوصول إليها في عجلة |
| Tatlım, annenin başı belada olsaydı en kısa zamanda haber verirlerdi. | Open Subtitles | عزيزتي ، لو كانت أمك في مأزق لأخبرونا بأسرع وقت ممكن |
| Bir şey oldu. Korkunç bir şey... Ailenin başı belada. | Open Subtitles | أحتاج مساعدتك، ثمّة شيءٌ فظيع يحدث و عائلتك في مأزق |
| Canım Başım belada. Herkes birisini öldürdüğümü sanıyor. | Open Subtitles | عزيزتي أنا في مأزق الجميع يعتقد إني قتلت أحدأ |
| - Demeye çalıştığı şey nihayetinde sen bizim dostumuzsun ve Başın belada. | Open Subtitles | اسمع،أظنأن ما يحاولقوله.. في نهاية المطاف، أنت رجلنا المسلح وإنّك في مأزق. |
| Bakın, kaçırıldığını biliyorum, başının belada olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | اسمع، أعلم أنه تم اختطافه، وأعلم أنه في مأزق |
| Aksi hâlde, tüm gece bununla uğraşırsın. zor durumda kalırsın. | Open Subtitles | خلاف ذلك أنت سوف تبقى هنا طوال الليل أنت في مأزق صحيح |
| Arkadaşlarımdan birinin başı dertte. Derhal onu almam gerekiyor. | Open Subtitles | صديقة لى في مأزق أنا أحتاج للوصول إليها في عجلة |
| Rodney'nin başı dertte. Tıbbi ekip hazır bulunsun. | Open Subtitles | رودني في مأزق على الطاقم الطبى أن يكون مستعدا |
| - Bu kutuyu güvenli bir yere kilitlemezsek tüm Midlands'ın başı dertte olacak. | Open Subtitles | الاراضي الوسطي كلها ستكون في مأزق لو اننا لم نحفظ الكتاب في مكان مغلق و آمن. |
| Eğer ki zayıf olsaydı, başı dertte olacaktı. | Open Subtitles | لو أنّ وزنها كان دون المعدل، حينها لوقعت في مأزق |
| Bir şey...bir Cin var ve onun onun başı belada en azından onun şey olduğunu pat diye hatırlayamıyorum. | Open Subtitles | هنالك مارد و هو في مأزق على الأقلّ ظننته في مأزق و فجأةً لمْ أعد أتذكّر |
| Buradayım çünkü ailenin başı belada. Tüm krallık lanetlendi. | Open Subtitles | أنا هنا لأنّ والدَيكِ في مأزق والمملكة بأسرها رازحة تحت لعنة |
| başı belada ve yardıma ihtiyacı olan genç bir kız görüyor. | Open Subtitles | إنه يفكر حيال فتاة شابة واقعة في مأزق وبحاجة لمساعدة. |
| Keşke olsaydı ama şimdi bile işimin başında olmadığım için Başım belada olabilir. | Open Subtitles | أتمنى ذلك، لكنني في مأزق بالفعل لقضاء وقتي بعيداً عن العمل. |
| Hayır değil ...babam gelirse Başın belada | Open Subtitles | لا.ليس هراء سوف تكونين في مأزق كبير اذا حضر ابي |
| - başının belada olduğunu anladığında tırnağını yiyor. - Cidden mi? | Open Subtitles | هو يعض اظافره عندما يعرف انه في مأزق لا ، تمزحين ، هاه ؟ |
| Londra'a hayatını kurtarmak, çok tehlikeli insanlara karşı zor durumda bıraktı beni. | Open Subtitles | جانبا من قتل المستشار. إنقاذ حياتك في لندن وضعني في مأزق مع بعض الأشخاص الخطرين جدا. |
| başım dertte ama hemen eve döneceğim. | Open Subtitles | إنني في مأزق ولكني عائدة إلى المنزل الآن. |
| Başın dertte bayan. Seninle konuşmak istiyordum. | Open Subtitles | أنت في مأزق أيتها السيده, أريد أن أكلمك |
| O avluya baktığımda, başımın dertte olduğunu fark ettim. | Open Subtitles | بالنظر الى تلك الساحة كنت أعلم أنني في مأزق |
| İnsanların Başları belada iken.., ...daha duyarlı olmaları için çıkardığımız bir yasa idi. | Open Subtitles | أساساً، جعلناها جريمة أن يتم تجاهل انسان في مأزق. |
| Dinle, beni burada çok zor bir duruma sokuyorsun tamam mı? | Open Subtitles | اسمعي انت تضعينني في مأزق حقيقي هنا ، تفهمين ؟ |
| Sinmiş, her sesten ve adımdan korkan, aynı köşeye sıkışmış bir hayvan gibi. | Open Subtitles | الإرتعاد والخوف من أي صوت من أي خطوة مثل حيوان في مأزق |
| Jüriyi gördüğüm an başımızın belada olduğunu anlamıştım zaten. | Open Subtitles | نعم , كنتُ أعلم بأننا في مأزق حينما رأيت هيئة المحلفين لأول مرة |
| Daha önce Afrika'ya gitmiş ya da öfkeli bir köpek tarafından takip edilmiş olanlarınız bilirler; sabit bir avlanma bakış vardır,™ bu bakışla karşılaştığınızda başınızın dertte olduğunu anlarsınız. | TED | أي أحد منكم, إن كان قد ذهب إلى إفريقيا أو لاحقه كلب جائع هناك نظرة مفترسة خاصة تعلم منها أنك في مأزق. |