| Ne zaman üzülsem yardımcı olmak için hayvan barınağında çalışırdık. | Open Subtitles | عندما أكون حزينة كنا نساعد في ملجأ الحيوانات |
| Dün gece bir evsizler barınağında kaldığını doğruladık. | Open Subtitles | لقد تأكّدنا من مُكوثه في ملجأ للمُشرّدين الليلة الماضية. |
| Sonra Dan'le tanıştım ve kadın sığınma evinde gönüllü çalışmaya başladık. | Open Subtitles | نعم، لكن بعدها قابلت دان عندما كنّا متطوعين في ملجأ للنساء |
| 4. Cadde'deki evsizler sığınma evinde çalışıyormuş. | Open Subtitles | لقد كان يعمل في ملجأ للمتشردين في الشارع الرابع. |
| Şehrin güneyinde, evsizlere ait bir barınakta, gönüllü bakıcıydım. | Open Subtitles | تطوعت في ملجأ للأيتام ربما أنا سنبقى هناك لفترة من الوقت. |
| Kız kardeşlerimle birlikte, annemin üvey babamın istismarı yüzünden yıllarca acı çektiğini nasıl izlediğimizi, kaçtığımızı, sadece bir sığınakta yaşamak için kaçtığımızı anlattım. | TED | تحدثت عن مشاهدتي أنا وأخواتي لأمنا وهي تعاني من الإساءة لسنوات على يد زوجها، وهروبنا، لنجد أنفسنا في ملجأ. |
| Bir de kimsesizler evindeki kızları neşelendirecek bir şey lazım. | Open Subtitles | والفتيات في ملجأ فوستر يحتاجون شيء ليبهجهم |
| Bir evsiz barınağında gönüllü olarak mı çalışacaksın evsiz gençlere akıl hocalığı mı yapacaksın yoksa başka tür kahramanca bir şey mi yapacaksın? | Open Subtitles | ستتطوع في ملجأ للمتشردين أو تنصح المتشردين الشباب او شيء آخر بطولي ؟ |
| Köpeğim olsa adını Starlet koyardım diyordum ve sonra sonra köpek barınağında onu buldum. | Open Subtitles | لا أعرف , كان الاسم في بالي أولا وبعدها.. وجدته في ملجأ لانقاذ الكلاب |
| - Akşam 7'den sabah 6'ya kadar evsizler barınağında kalan bir adam. O yapmış olamaz. | Open Subtitles | كلاّ، كان في ملجأ للمُشرّدين من السابعة مساءً وحتى السادسة صباحاً، لمْ يكن بإمكانه قتلها. |
| Son sekiz yılda şehir merkezindeki bir kadın barınağında çalışmış. | Open Subtitles | في أخر 8 سنوات كانت تعمل في ملجأ للسيدات في وسط المدينة |
| Köpek barınağında çalıştım ve mahkeme emriyle terapiye girdim. | Open Subtitles | عملت في ملجأ الكلاب وتلقيت بعض العلاج النفسي المقر من قبل المحكمة |
| Evrakları imzalamak için şehirdeki sığınma evinde buluşalım, yoksa sizi dışarı atmak için geri döneceğim! | Open Subtitles | قابلوني في ملجأ البلدة لتوقيع الأوراق وسنعود بعد ذلك لطردكم |
| Annen ve sen sığınma evinde yaşıyordunuz. | Open Subtitles | أنت و أمك كنتما تعيشان في ملجأ |
| Bir süre kadın sığınma evinde kaldım, ama... | Open Subtitles | بقيتُ لفترة من الوقت ...في ملجأ للنساء، ولكن |
| Bir sığınma evinde uyuyormuş. | Open Subtitles | إنها تنام في ملجأ |
| Miranda, Julia'nın sığınma evinde kalmış olmalı. | Open Subtitles | -لابدّ أنّ (ميراندا) مكثت في ملجأ (جوليا ). |
| Böyle giderse, bir aydan kısa sürede barınakta olacağız. | Open Subtitles | بهذه الطريقة التي نعيش بها ، سنعيش في ملجأ بعد أقل من شهر |
| Ve sen dayak yiyen kadın ve çocuklar için bir sığınakta çalışıyorsun. | Open Subtitles | و انتي تعملين في ملجأ للنساء المسحوقات و الاطفال |
| Bir de kimsesizler evindeki kızlar için yavru köpek istedi. | Open Subtitles | وجروّ صغير لإبهاج الفتيات في ملجأ فوستر |
| Yetimler yurdunda iki Bulgar vardı. | Open Subtitles | لقد كان لدينا طفلين بلغاريين في ملجأ الأيتام |
| Annem bana bakamayarak beni bir yetimhaneye bıraktı. | TED | ولأنها لم تقدر على الاعتناء بي، تركتني والدتي في ملجأ للأيتام. |