| Çünkü zıpkının oku ağzına isabet etti. | Open Subtitles | السهم يخترق فَمِّه لابد أنها لعنة أكيدة. |
| "Engywook hemen hemen hiç dişi kalmamış ağzına bir kürdan soktu, | Open Subtitles | " انجيووك تَفرقعَ مسواك جديد في فَمِّه بلا أسنانِ تقريباً، |
| 27 tane marşmelovu tek seferde ağzına doldurabiliyor.{\cH00FFFF} | Open Subtitles | تَعْرفُ، هو يُمْكِنُ أَنْ يُلائمَ 27 marshmallows إلى فَمِّه مرةً. |
| Demek Robbins'in adamın ağzında bulduğu siyahlık bu yüzdendi. | Open Subtitles | حَسناً، الذي يُوضّحُ تغيير اللون Robbins وَجدَ حول فَمِّه. |
| ağzında diş telleri var. | Open Subtitles | حَسناً، عِنْدَهُ الشيّالاتُ في فَمِّه... |
| Ağzının etrafındaki beyaz maddeye bak. | Open Subtitles | إنظرْ إلى هذه المادةِ البيضاءِ حول فَمِّه. |
| Gözlerini, Ağzının tüm ayrıntılarını derisindeki çizikleri görebiliyordum. | Open Subtitles | استطعت أَن أَرى عينه، تفاصيل فَمِّه. كل خدش على جلدة. |
| Hey, birisi ağzına çiğnenmiş sakız koymuş. | Open Subtitles | يا، وَضعَ شخص ما لثتِهم القديمةِ في فَمِّه! |
| ağzına tıka. | Open Subtitles | إحشُه في فَمِّه. |
| ağzında kum ya da toz gibi bir şey var. | Open Subtitles | يُشاهدُ مثل الرملِ أَو وسخ في فَمِّه. |
| ağzında bant yoktu. | Open Subtitles | لم يكن هناك شريطَ على فَمِّه. |
| Neden şimdi ağzında bant var? | Open Subtitles | كيف يكون هناك شريط على فَمِّه |
| - ağzında başka biri var. | Open Subtitles | هناك شخص آخر في فَمِّه. |
| Ağzının kenarlarında sütümsü kusmuk gibi sıvılar var. | Open Subtitles | السائل شبه القيئ الحليبي في الزوايا فَمِّه... |