| Onu gençken tanıyan insanlar onu çabuk, akıllı ve neşe dolu olduğunu söylediler. | Open Subtitles | الناس الذين عرفوها في شبابها قالوا أنها كانت حيوية و مشرقة ومفعمة بالمرح |
| Beni anneme vermek istemedikleri için onun deli olduğunu söylediler. | Open Subtitles | ولا يرغبوا في أن تأخذني أمي، لذا قالوا أنها مجنونة |
| Onun bir güvenlik tehdidi olduğunu söylediler. Kesin emin olmasalar birisini öldürtmezlerdi. | Open Subtitles | لقد قالوا أنها تهديد أمني، لن يختاروا أحداً إن لم يكونوا متأكدين |
| Hatta, 2008 mali kriziyle birlikte, birçok kişi bunun Amerikan gücünün sonunun başlangıcı olduğunu söyledi. | TED | للأمانة، مع أزمة 2008 الاقتصادية، الكثير قالوا أنها البداية لنهاية القوة الأميركية. |
| Dünya dışından gelmiş olabilir diyorlar. | Open Subtitles | قالوا أنها ربما مصنوعة بواسطة مخلوقات عليا |
| Bundan gelecek fayda toplumuza gelecek zararı karşılamaz, dediler. | TED | كما قالوا أنها ستولد ضرر أكبر لمجتمعنا والذي لايمكنه تبرير المنافع. |
| Uzun bir süre önce dünyaya yazıldığını söylemişler ama kimse şu ana kadar nerede olduğunu bilmiyordu. | Open Subtitles | قالوا أنها كُتبت في الأرض منذ زمن بعيد لكن لم يعرف أي أحد مكانها حتى الآن |
| Bir sıkıntı çıkarsa numarayı aramamızı söylemişlerdi, biz de aradık. | Open Subtitles | قالوا أنها لو واجهتنا مشكلة علينا الإتصال بالرقم وهكذا فعلنا |
| Bayanlar tuvaletini arıyorum. Bu tarafta olduğunu söylediler. | Open Subtitles | أنا أبحث عن دورة مياه السيدات قالوا أنها من هذا الطريق |
| Büyük bir fırtına olacağını söylediler ama inanmadım. | Open Subtitles | لقد قالوا أنها عاصفة قوية لكني لم أصدقهم |
| Diğer tıp öğrencileri gibi her zaman yorgun olduğunu söylediler. Ama okul harcını peşin ödediğini söylediler. | Open Subtitles | قالوا أنها دوما ً كانت متعبة كأي طالب طب لكنها دفعت رسوم دراستها نقدا ً |
| Oraya kışın giden arkadaşlarım harika olduğunu söylediler. | Open Subtitles | أصدقائي الذين قضوا الشتاء هناك ، قالوا أنها لطيفة |
| Gitmiş anlaşılan. Renginin solacağını söylediler. | Open Subtitles | إذا ستكون قد خرجت لقد قالوا أنها على وشك أن تختفي |
| İnanılmaz bir özgüvene sahip genç bir hanım olacağını söylediler. | Open Subtitles | قالوا أنها متقدمه كثيرآ بشكل لايصدق لأمرأه شابه بعمرها |
| Öyleydi, ama FBI kızın bir nevi vahşi durumda olduğunu söyledi. | Open Subtitles | نعم ولكن المباحث الفيدرالية قالوا أنها في حالة فزع |
| Kimse bana inanmadı. Herkes acının psikolojik olduğunu söyledi. | Open Subtitles | لم يصدقني أحد جميعهم قالوا أنها اوهام |
| Yüksek dozdan ölmüş diyorlar. | Open Subtitles | قالوا أنها ماتت جرّاء جرعة زائدة من المُخدر. |
| Atlantik hiç bu kadar hızlı aşılmadı diyorlar. | Open Subtitles | قالوا أنها ستكون أسرع رحلة على الإطلاق |
| Kazadan iki hafta sonra uyanmayacak dediler, o da 6 ay önceydi. | Open Subtitles | بعد أول أسبوعين قالوا أنها لن تستيقظ لقد كان هذا من ست شهور مضت |
| İyi biri olmadığını söylemişler. | Open Subtitles | كالقمامة، قالوا أنها لا تحقق المعايير اللازمة |
| Orada çalışıyorum diye rutin sorular soracaklarını söylemişlerdi. | Open Subtitles | قالوا أنها ستكون أسئلة روتينية لأنني عملت هناك، يا إلهي |
| Jackie'nin yapmadığını biliyordum, Kendisine yaptığını söyledikleri şeyi. | Open Subtitles | أعرف أن جاكي أبدا لم تفعل ذلك, تفعل ما قالوا أنها فعلت. |
| Dediklerine göre öğleye kadar sıcaklık 35 derece olacakmış. | Open Subtitles | قالوا أنها ستصل ل104 درجة بعد الظهر |