Rahatsızlık verici bir şeylere şahit olmuş olabileceğini fazlaca şiddet içeren bir şeyler görmüş olabileceğini söyledi. | Open Subtitles | إلى أحد معالجينا، وهو قال بإنه ربما شاهد شيء مزعج |
Nihayet mutlu olmamın onu heyecanlandırdığını söyledi. | Open Subtitles | لقد قال بإنه اهتز من الفرح لأني أصبحت سعيدةً أخيراً. |
Treylerdeydik, ve Rusty'nin ölüm cezası alacağını söyledi. | Open Subtitles | لقد كُنا في المقطورة، و هو قال بإنه قد يتعرض لعقوب الأعدام. |
Sonra da çocuklar öldürüldüğünde orada olduğunu söyledi. | Open Subtitles | وبعدها قال بإنه كان متواجداً عندما الأطفال قتلوا. |
Willis'e aitler. Bu adamı neredeyse bir yıldır takip ettiğini söylemişti. | Open Subtitles | قال بإنه كان يطارد هذا الرجل لمدة سنة تقريبا ؟ |
Babama onun koyup koymadığını sordum ama haberinin olmadığını söyledi. | Open Subtitles | لقد سألت أبي إذا كان قد وضعها ولقد قال بإنه لا يعلم بهذا الخصوص |
O da sana istediği gibi davranabileceğini söyledi ve bana saldırdı. | Open Subtitles | ولقد قال بإنه سيعاملكِ بأية طريقة يشاء، ولقد اعتدى علي |
Telefonu kapalı ama sahile gideceğini söyledi. | Open Subtitles | هاتفه مقفل ، لكنه قال بإنه سيذهب الى الشاطئ |
Çaldığınızı duymadım ama Stéphane kayıdın bittiğini söyledi. Görünen... | Open Subtitles | لم اسمعكِ تعزفين من قبل,لكن ستيفان ...قال بإنه لديكِ اسطوانه قد سجلتيها. |
Eğer polis peşine düşerse, onu öldüreceğini söyledi. | Open Subtitles | إذا تتحرك الشرطة، قال بإنه يقتلها. |
Avukatım anlaşmayı gönderdiğini söyledi. | Open Subtitles | محاميي قال بإنه أرسل لك الوثيقة. |
Öyle hissetmediğini söyledi. | Open Subtitles | قال بإنه لا يرغب بذلك |
Fusiform Gyrus hasarı sonucu oluşabilir ama Frank yüzlerle arasının önceden de iyi olmadığını söyledi yani doğuştan beri böyle. | Open Subtitles | قد يمكن سببه ضرر في المغزل الملتف، تقريبا ما وجدت هو مغزل : the Fusiform Gyrus\ \عصبي ملتف أي عبارة عن لاقط حسي لكن "فرانك" قال بإنه لم يكن جيدا أبدا مع الوجوه، |
Döneceğini söyledi ve dönecektir. | Open Subtitles | قال بإنه سيعود ،وسيفعل |
- Orada kalabileceğini söyledi. | Open Subtitles | -و قال بإنه يمكنك أن تحتفظ بهِ هناك . |
Ve Joby, bunun senin projelerinden biri olduğunu söyledi. | Open Subtitles | و(جوبي) قال بإنه كان أحد مشاريعك. |
- Ama bana kartını vereceğini söylemişti. - Burası hiç menajer evi gibi görünüyor mü? | Open Subtitles | ـ لكنه قال بإنه سيعطيني بطاقته ـ هل هذا يبدو كمان مدير أعمال؟ |
Ajansım bana rolümde dans olmadığını söylemişti. | Open Subtitles | وكيلي قال بإنه ليس هناك جزء راقص. |