| Burası eniştemin yeri. Yüksek sınıf gece kulübü olduğunu söyledi. | Open Subtitles | إنه مكان أخي بالقانون قال لي أنه نادٍ ليلي درجة أولى |
| Senin bizi bir şekilde seyrettiğinden emin olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال لي أنه واثق جداً من أنك تراقب بطريقة ما |
| Senin bizi bir şekilde seyrettiğinden emin olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال لي أنه واثق جداً من أنك تراقب بطريقة ما |
| Ama evinde, birliğinden bir sürü kişi olduğunu söylemişti bana. | Open Subtitles | لكنه قال لي أنه كان هناك الكثير من أفراد وحدته متجهين إلى المنزل |
| Polisliğe başvurmamı o söylemişti bana. | Open Subtitles | إنها الشخص الذي قال لي أنه يناسبني أن أكون شرطي |
| Bu yeri bize kiralayan adam çok eski bir yer olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | الرجل الذي إستأجرته منه قال لي أنه بيت قديم |
| Çocukken, bir adam vardı çöplükte bi kutuda yaşıyordu bana tanrı olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | عندما كنت طفلا , كان هناك رجل الذين عاشوا في مربع من تفريغ الذي قال لي أنه هو الله. |
| Sarılmayı ilk o başlattı, görüşmenin çok keyifli olduğunu söyledi. | Open Subtitles | ثم أخذني بالحضن بكل قوة و قال لي أنه جد سعيد بلقائي |
| Bana hayatında iyi bir kadına ihtiyacı olduğunu söyledi çünkü annesi vefat etmiş. | Open Subtitles | قال لي أنه يحتاج إمرأة جيدة في حياته لأن أمه قد توفت |
| Bana, bunu kullanarak batıya, açık denizlere doğru gitmenin mümkün olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال لي أنه من الممكن الذهاب للغرب عبر البحر المفتوح. و نحنُ مستخدمين هذا. |
| Batıya deniz üzerinden gitmenin mümkün olduğunu söyledi tabii bunu kullanarak. | Open Subtitles | قال لي أنه من الممكن الذهاب للغرب عبر البحر المفتوح. و نحنُ مستخدمين هذا. |
| Bana bununla batıya açık denizler üzerinden gitmenin mümkün olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال لي أنه من الممكن الذهاب للغرب عبر البحر المفتوح. و نحنُ مستخدمين هذا. |
| Bana personel avcısı olduğunu söyledi, ama... | Open Subtitles | لقد قال لي أنه يقوم بصيد العمالة البشرية |
| Daha sonra, ölüm döşeğinde... bana pişman olduğunu söyledi. | Open Subtitles | وبعدها وهو في على فراش الوفاة قال لي أنه ندم |
| - Kyle, bijon anahtarıyla üstüne saldırdığını söylemişti bana. | Open Subtitles | ماذا ؟ كايل قال لي أنه تسلل خلفه و ضربه بحديد الإطارات |
| Tünel trafiğinde olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | قال لي أنه في النفق واقف على أشارة المرور |