Ve eğer biri bana Kalkıştan önce durmamı söylerse buna uymak zorundayım. | Open Subtitles | وإذا أخبرني شخص ما للتوقف قبل الإقلاع يجب أن أمتثل |
Büyük ihtimalle yer ekibinden birine Kalkıştan önce uçağa sokması için rüşvet falan vermiştir. | Open Subtitles | من المحتمل أنه رشا رجل من الطاقم الأرضي لزِراعة بندقية قبل الإقلاع |
Ama korsanlar Kalkıştan önce bir denizaşırı pilot istiyorlar. | Open Subtitles | لكن الخاطفان يريدان ملاحاً قبل الإقلاع |
Uçuş öncesi kontrollerimi yaptırırken, uçağın kalkışını iptal ettiler. | Open Subtitles | بينما كنت على وشك القيام بفحص قبل الإقلاع قاموا بإنزال الطائرة |
Uçuş öncesi denetimi. | Open Subtitles | إنها تجربة أداء ما قبل الإقلاع |
Uçağın etrafında Uçuş öncesi yürüyüşümü yapıyordum. | Open Subtitles | كنت أقوم بجولة حول الطائرة قبل الإقلاع. |
Kalkıştan önce kemerleri bağlamalısınız, efendim. | Open Subtitles | يلزم ربط الحزام قبل الإقلاع يا سيدي |
Kalkıştan önce füzeye yüklenen son şeydir. | Open Subtitles | إنه آخر شىء يحمل على متنه قبل الإقلاع. |
Kalkıştan önce ağzınızı çalkalayın. | Open Subtitles | غرغر دائما قبل الإقلاع |
Uçuş öncesi kontroller tamam. | Open Subtitles | تحقق ما قبل الإقلاع مكتمل |
Evet. Uçuş öncesi kontrolleri yapmıştım. | Open Subtitles | أجل، تحققت منها قبل الإقلاع |