| eski dostlar gibi muhabbete dalmışsınız. | Open Subtitles | انظرا الى نفسيكما تتحادثان كصديقتان قديمتان |
| Siz eski tütün çiğneme ahpabı mısnız? | Open Subtitles | اذن هل أنتما رفيقتان قديمتان في تعاطي التبغ ؟ |
| Ahşap çiziciler ve testere çok eski ve çok Fransız olduğundan biraz araştırma yaptım ve eskiden Marsilya'da ünlü olan bir ahşap sanatı şirketinin logosunu buldum. | Open Subtitles | الآن .. بما أن أداة وسم الأشجار و المنشار اليدوي قديمتان جداً و فرنسيتان |
| İki eski atasözü var: "Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş" "Zıt kutuplar çeker" | TED | هناك مقولتان قديمتان: "الطيور على أشكالها تقع". و"الأضداد تنجذب". |
| Yeniden iletişim kuran iki eski arkadaşız. | Open Subtitles | نحن صديقتان قديمتان نتواصل مرة أخرى |
| - eski arkadaşız. - Hadi canım. | Open Subtitles | نعم، نحن صديقتان قديمتان أنت تمزحين |
| Görünüşe göre Kar Kraliçesi'yle sen eski dostmuşsunuz. | Open Subtitles | يبدو أنّكِ وملكة الثلج صديقتان قديمتان |
| Tess Fontana. Tess'le eski arkadaşız. | Open Subtitles | تيس وأنا صديقتان قديمتان |
| eski arkadaşız. | Open Subtitles | نحن صديقتان قديمتان. |
| Bu ikisi eski. | Open Subtitles | هاتان قديمتان |