| Korkmaktan çok ilgilenmiyor derdim ama neden tartışalım? | Open Subtitles | حسنا قد أقول انني غير مهتم أكثر من خائف لكن لم المجادلة؟ |
| Yani bilmesem, her şeyi sarışın kız ayarladı derdim. | Open Subtitles | إن لم أكن مخطئاً قد أقول أن تلك الشقراء أوقعتني في فخ الضرب |
| Mooney kafamı götürsün derdim ama genelde en değerli varlığımdır. | Open Subtitles | قد أقول أن بوسعه إحضار رأسي لكن في معظم الأيام هذا أفضل مقدراتي |
| Bardağın kenarı boyunca kremanın katılaşma biçimi, belki bu sabah diyebilirim, fakat sabahleyin siz dondurma yemiyorsunuz, bu nedenle belki dün bir ara olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | وطريقة صف الطبقات في الحلقة قد أقول أنه أعد في الصباح لكن لا أحد يتناوله صباحاً لذا أقول ربما بالأمس في وقت ما |
| Hayır, hayır. Düşünmesem daha iyi. Eğer düşünürsem, hayır diyebilirim. | Open Subtitles | لا، من الأفضل ألا أفكر لو فكرت به، قد أقول أرفض |
| İçinde farklı şeyler var, daha fazla kaynak sağlayabileceğimizi söyleyebilirim ya da tıbbi yeniliklerin giderleri daha da arttıracağını. | TED | هناك باقة من الأشياء المتنوعة هنا قد أقول أنها ربما تزيد من المدخولات أكثر أو قد تجعل الإبتكارات الطبية الإنفاق أكثر |
| Gezegenin durumuna bakılırsa bunun makul bir tahmin olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | و بالنظر إلى بعض مناطق كوكبكم هذا ، قد أقول أنه رهان منصف |
| derdim ki, "Bunu içmek istediğine emin misin? | Open Subtitles | قد أقول له: أمتأكّد من أنّك ترغب تعاطي هذا؟ |
| Birileri onun üzerinde jiletle gezmiş derdim. | Open Subtitles | قد أقول أن شخص شرحها بمشرط حاد |
| Arlo, Bo'nun işini batırdığı için tam görünmesi gibi görünüyor derdim. | Open Subtitles | قد أقول أنه يبدوا مشابهاَ للرائع بحقيقة معطى أن " آرلو " يدير كل أعمال " بو " على الأرض |
| Conner, hâline üzüldüm derdim ama sen bunu hak ettin. | Open Subtitles | " كونر " قد أقول أنني آسف لك لكنك تستحق |
| Ben çikolata derdim, efendim. | Open Subtitles | قد أقول شوكولاتة |
| İki gün önce hayır derdim ama şimdi -- | Open Subtitles | قبل يومين، قد أقول لا محال --لكن الآن |
| Tamam. Kızımın doğumundan sonra futbola tekrar başlamam diyebilirim. | Open Subtitles | حسناً بعد ولادة إبنتي قد أقول لحظة تجنيدي في المنصب |
| Bunu öylesine söylemediğine emin ol, çünkü evet diyebilirim. | Open Subtitles | لا تفعل ذلك إلا إن كنت تعني الأعمال التجارية لأنني قد أقول موافق |
| Onun hakkında şunu diyebilirim: | Open Subtitles | قد أقول شيئاً كهذا عنه ولكن في الأسابيع الأخيرة |
| Ben de İsa diyebilirim ama Kudüs'te değilim. | Open Subtitles | أعني قد أقول " المسيح " لكني لست في القدس |
| Evet, şunu söyleyebilirim solak bir katilimiz ve... ve önceden planlanmamış bir cinayetimiz var. | Open Subtitles | أجل قد أقول أن لدينا مجرم أشول وجريمة غير مقررة مسبقاَ |
| Sadece ona bakarak, onun ucuz bir ayakkabı olduğunu ve Portekiz'de üretildiğini tahmin ettiğimi, söyleyebilirim, fakat kimin umurunda? | Open Subtitles | بالنظر إليه قد أقول حذاء رخيص وأحزر أنه مصنوع في البرتغال لكن من يهتم ؟ |
| Daha önce söylemediğim bir sürü şey söyleyebilirim. | Open Subtitles | قد أقول الكثير من الأشياء التي لم أقلها من قبل |