| Önümüzdeki günlerde ya da haftalarda çok farklı şeyler hissedebilirsin. | Open Subtitles | خلال الأيام والأسابيع القليلة القادمة قد تشعرين ببعض المشاعر الجديدة |
| Kendini hapiste gibi hissedebilirsin, ama burası, seni tıkacakları kafesin yanında, bir hiç kalır. | Open Subtitles | , قد تشعرين بالوحشة هنا لكن هذا أفضل بكثير من القفص الذي كان سيحبسونكِ فيه |
| Burada kendini kapana kısılmış hissedebilirsin, ama seni tıkacakları kafesten bin kat daha iyidir. | Open Subtitles | , قد تشعرين بالاحاطة هنا لكن هذا أفضل بكثير من القفص الذي سيضعونكِ فيه |
| Eğer böyle bir karmaşan varsa yemek yemeyi hak etmediğini düşünüyor olabilirsin. | Open Subtitles | إن كنت تعانين هذا النوع من الاضطراب فربما قد تشعرين بأنك لا تستحقين أن تأكلي. |
| Belki de... banyomun filozofiyi tartışmak için doğru bir yer olmadığını düşünüyor olabilirsin, ama bence uygun, çünkü burada ikimizde tüm çıplakığımız ile duruyoruz. | Open Subtitles | قد تشعرين أن ... حمامي ليس المكان لمناقشة فلسفة، ولكن أنا أجد هذا رائعا، لأنه هنا كلانا عرضة للخطر |
| Tüm bu doğumda karışma şeyinden dolayı kendini hayvanat bahçesinde sergileniyormuş gibi hissedebilirsin. | Open Subtitles | انا خائفة بوجود موضوع التبديل عند الولادة انك قد تشعرين كأنه يتم عرضك فى حديقة |
| Bunu sadece öldüğümde kötü hissedebilirsin diye söylüyorum. | Open Subtitles | أخبرك بهذا كي حينما أموت، قد تشعرين بالسوء، |
| Biraz doğranmış gibi hissedebilirsin. | Open Subtitles | قد تشعرين بالنشر بشكل طفيف |
| Şimdi bir kramp hissedebilirsin. | Open Subtitles | قد تشعرين بشدّ عضلي الآن |
| Biraz sancı hissedebilirsin. | Open Subtitles | قد تشعرين ببعض التقلّصات |