| Yaralıların çoğu, bu patlamanın arkasında bir Jedi'yın olduğu söylentilerini duymuş durumda. | Open Subtitles | العديد من المصابين قد سمعوا اشاعات ان جاداي كان وراء هذا الانفجار |
| Ve şimdi tek umudum, kaybolan zamanı telafi etmek ve torunlarıma duymuş oldukları kadar kötü biri olmadığımı göstermek. | Open Subtitles | و أملى الوحيد هو أن أعوض الوقت المفقود و أظهر لأحفادى أننى لست الشرير الذى قد سمعوا عنه |
| O sarhoş gençler dün gece HAM radyosunu duymuş olmalılar. | Open Subtitles | لابد أن أولئك المراهقين قد سمعوا أصوات اللاسلكي بالأمس |
| Eğer dışarıda biri olsaydı atışı duymuş olabilirdi. | Open Subtitles | ...لو كان هناك احد بالخارج , وقد يكونوا قد سمعوا الطلقة |
| Komşum bağırdığımı duymuş olmalı. | Open Subtitles | لا بدَّ وأنَّ الجيرانَ قد سمعوا صراخي |
| Köydeki kadınlar bir ses duymuş. | Open Subtitles | النساء في القرية قد سمعوا ضوضاء |
| Hiç duymadım. Onlar seni duymuş ama. | Open Subtitles | لم أسمع به من قبل - حسنا هم قد سمعوا عنك - |
| - Komşular birşey duymuş mu, bakın. | Open Subtitles | -ليروا إن كان الجيران قد سمعوا شيئاً |
| Komşular çığlıkları duymuş. | Open Subtitles | وجيرانك قد سمعوا الصرخات. |
| Görünen o ki Dr. Zinberg'ün patronu Bay Loeb'den bayağı bir şey duymuş ve bizim de görmemizi istedi. | Open Subtitles | يبدو انهم قد سمعوا اشياء رائعة من السيد (لوب) راعي السيد (زنبرك) وأرادوا ان نرى ذلك بأنفسنا |
| Onlar da aynı şeyi duymuş olmalı. | Open Subtitles | ربما قد سمعوا ما سمعنا |
| 66 milyon yıIdır soyları tükenmiş olmasına rağmen Şilililer'in onları doğru tarif etmeyi bırak adını duymuş olmaları bile imkansız bir şey. | Open Subtitles | عدا عن كون البلصورات منقرضة منذ 66 مليون عام بدا من المستبعد أن يكون سكان (تشيلي) المحليون قد سمعوا بها ناهيكم عن وصفها بمنتهى الدقة |