Fırsat maliyeti kavramını biliyordum, ama azalan verimler yasasını bilmiyordum. | TED | لربما أكون قد علمت فكرة تكلفة الفرصة، ولكني لم أكن أعلم قانون تناقص المنفعة. |
Aldığım para yüzünden ve geceyi evlerinde geçirdiğim için tutuklanacağımı biliyordum. | Open Subtitles | قد علمت إنني سيقبض علي بسبب الأموال التي تلقيتها ولأنني قد قضيت ليلتي هناك |
Sadece nefesimin bile devam etmesine yeteceğini biliyordum. | Open Subtitles | و قد علمت ان انفاسي فقط كانت كافية ليستمر في حياته |
Ve biliyordum nedenle veya iblisler ile müzakere olamaz. | Open Subtitles | و قد علمت أنه لا يجب أن نتحادث أو نتفاوض مع المشعوذين |
Ve o adamla ilgili düşünceni değiştirebileceğimi biliyordum. | Open Subtitles | و قد علمت انني لا يمكن ان اتنافس مع فكرتك عنه |
Azizler Yortusu'nda hava birden ısındı ve ben bunun kışın başlangıcı olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | ببشكل عام كان الجو حارا على نحو مفاجئ و قد علمت بأن هذه قد تكون بداية الشتاء |
Ama bu sayede bilgisayarlara geçtiğimde ellerimi nereye koyacağımı biliyordum. | Open Subtitles | لكن ذلك ساعدني كثيرا عندما بدأت رحلتي مع الحواسيب لأنني قد علمت تماما أين أضع يداي |
Kalbimde, öyle olmadığını biliyordum, oğlum. | Open Subtitles | فى صميم قلبى قد علمت انك لست كذلك يا بنى |
Beni suçlayacaklarını biliyordum çünkü. | Open Subtitles | لإننى قد علمت أنهم كانوا ليلقوا باللوم علىّ |
Beni geri göndereceklerini biliyordum. | Open Subtitles | كنت قد علمت أنهم سيستبعدوني خارجاً. |
Cunku bazilarinin bunun icin can attigini biliyordum. | Open Subtitles | قد علمت بأن بعضهم كان يحكّون له |
biliyordum bazıları bunun icin cok istekliydi. | Open Subtitles | قد علمت بأن بعضهم كان يحكّون له |
Kusursuz bir ateş yakma hususunda kendime güvenebileceğimi biliyordum arkadaşlarımın da mahvedeceğine. | Open Subtitles | و قد علمت أنه بإمكاني الإعتماد على نفسي ...لصنع مخيم مثالي و الإعتماد على فريقي ليفسد ذلك |
Adamım, öyle bir noktaya geldi ki, artık arkadaş edinmemeye başlamıştım çünkü hepsinin adını öğrenecek kadar uzun süre kalmayacağımı biliyordum. | Open Subtitles | يا رجل ، لقد وصل الأمر إلى النقطة حينما توقفت لصناعة أصدقاء لإننى قد علمت أننى لن أكون هُناك لفترة طويلة كافية لتذكر أسماء الجميع |
Hiç bir şey değişmemiş gibiydi ama biliyordum... | Open Subtitles | لم يتغير شئ ,قد علمت |
James'i de tanidigini biliyordum. | Open Subtitles | قد علمت أنكٍ تعرفين جيمس |
James'i de tanıdığını biliyordum. | Open Subtitles | قد علمت أنكٍ تعرفين جيمس |
Ve onun büyük bir bravo olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | و قد علمت أنه من البرافوز |
- Dostum, biliyordum. | Open Subtitles | -صديقي ، قد علمت ذلك |
D ile konuşma, haklarını elinden alma, ailesini arama gibi bildiğimizi düşündüğümüz her şeyi yaptıktan sonra elimizde kalan tek gerçek seçenek onu okuldan atmaktı ve bunun ona yardım etmeyeceğini biliyordum. | TED | وفي النهاية وبعد أن فعلنا كل ما ظننا أننا نعرفه، مثل التحدث إلى (د) وأخذ بعض الامتيازات منه والاتصال بالوالدين في المنزل، الخيار الحقيقي الوحيد الذي قد تبقي لنا كان هو طرده من المدرسة، وكنت قد علمت أن هذا لن يساعده. |