| - Geçen sene götürdün ya. - Ama bir kuponum var. | Open Subtitles | التي احضرتها لي العام الماضي لكنني حصلت على قسيمه |
| Sadece Jersey'e bir kuponum var ve orada kimseyi tanımıyorum. | Open Subtitles | لدي قسيمه لـجيرسي فقط ولا اعلم اي احد هناك |
| Babamın bana en son fazladan verdiği kupon ona, bir kupon alana bir kupon bedava kuponu verdiğim zamandı. | Open Subtitles | اخر مره ابي اعطني قسيمه اضافيه كان عندما اعطيته خذ قسيمه واحده, تحصل على قسيمه اخر مجاناً. |
| Önümdeki bayanın bir dolu kuponu vardı bu yüzden de bu sıraya girdim. | Open Subtitles | السيدة التي أمامي لديها مليون قسيمه شراء لذا أتيت إلى هذا الخطّ |
| Al sana, bir paket bedava patlamış mısır kuponu. | Open Subtitles | هذا قسيمه لعلبة فشار بالمجان. |