| Gerçek ya da değil, Güzel hikaye. | Open Subtitles | حسناً، سواء كانت صحيحة أم لا، لكنها قصة رائعة |
| - Güzel hikaye, Hansel. | Open Subtitles | قصة رائعة ياهانسل |
| Bana göre bu başlı başına harika bir hikâye fakat daha da mükemmelleşiyor. | TED | الآن، أعتقد أن هذه قصة رائعة حقا ولكنه تصير أروع. |
| Harika hikaye. Her anlatışında daha da iyi oluyor. | Open Subtitles | قصة رائعة تزداد روعةً كلما رويتها |
| Harika hikâye, dede. Vampirde kullansaydın iyi olurdu. İyi geceler. | Open Subtitles | قصة رائعة جدي ، كان بإمكانك ضم مصاصوا الدماء لها ، طابت ليلتك |
| Bu elmaları, size bu hikayenin büyük ihtimalle "Newton ve elma" tipi bir hikaye olduğunu anlatmam gerektiğini hatırlatmak için koydum. Fakat muhteşem bir hikaye. | TED | قد أخرجت تلك التفاحات لأذكر نفسي لأقول لكم أن هذه في الواقع قد تكون قصة من نوع نيوتن والتفاحة، لكنها قصة رائعة. |
| Söylemeliyim, oldukça iyi bir hikaye. Gizem, macera, umut ve umutsuzluk dolu. | Open Subtitles | يجب أن أخبرك، إنها قصة رائعة للغايّة مليئةبالغموضوالمغامرة.. |
| Bundan güzel bir hikaye çıkardı. Adam bir kardeşle evleniyor ama yürümüyor. | Open Subtitles | هذا يصنع قصة رائعة ، أعتقد رجل يتزوج أخت واحدة وهو لا يدري |
| Daha sonra yanıma geldi. Bana "Adamım, bu harika bir hikaye. | TED | اتى الي بعد ذلك قال لي " يارجل هذه قصة رائعة |
| Güzel hikaye baba. | Open Subtitles | قصة رائعة يا أبي |
| Güzel hikaye baba. | Open Subtitles | قصة رائعة يا أبي |
| - Harikaydı. - Güzel hikaye. | Open Subtitles | ذلك رائع - قصة رائعة - |
| — Ne harika bir hikâye, her şey var! | Open Subtitles | يا لها من قصة رائعة إنها مُكتملة العناصر |
| O mektubu alabilirsen harika bir hikâye olur. Ciddiyim. | Open Subtitles | ستكون قصة رائعة ان حصلت على تفويض الوالد |
| harika bir hikâye anlatmaya o kadar kafayı takmıştım ki gerçeğe olan mecburiyetimi tamamıyla kaybetmiştim. | Open Subtitles | لذا انهكت نفسي لكتابة قصة رائعة بهذا فقدت تماما التزامي بالحقيقة |
| Harika hikaye, harika hikayedir. | Open Subtitles | ولكن القصة الرائعة ، تظل قصة رائعة |
| Harika hikaye,bu arada. | Open Subtitles | بالمناسبة, انها قصة رائعة |
| Bu fotoğrafı Baffin Adası’nın kuzey uç noktasında bir takım İnuit fertleriyle denizgergedanı avlamaya gittiğim zaman çekmiştim. Bu adam, Olayuk, bana büyükbabası hakkında muhteşem bir hikaye anlatmıştı. | TED | هذه صورة التقطتها في الطرف الشمالي لجزيرة بافن عندما ذهبت للصيد مع بعض الإنويت وهذا الرجل، "أولايا"، أخبرني قصة رائعة عن جده |
| muhteşem bir hikaye. | Open Subtitles | إذًا، هذه قصة رائعة |
| Adamım, bu iyi bir hikaye ama hala anlayamadığım birkaç şey var. | Open Subtitles | -يا لها من قصة رائعة -لكن هناك بضعة أمور لم أفهمها |
| Ve çok güzel bir hikaye, şöyle ki Toronto Havaalanında uçaktan indi ve kar amacı gütmeyen bir grup tarafından karşılandı ki eminim bu salondaki biri o grubun başındadır. | TED | انها قصة رائعة . حيث انه حينها ما ان هبطوا من الطائرة في مطار تورنتو .. حتى رحبت بهم منظمة غير ربحية .. وأخذت بيدهم الى غرفة إستقبال |
| Richard Nixon'la ilgili harika bir hikaye vardır. | TED | هناك قصة رائعة تروى أيضاً عن ريتشارد نيكسون. |