| Dünyayı kurtarmak harika, ama bir sonraki davan için sabırsızlanıyor olmalısın, ha? | Open Subtitles | إنقاذ العالم لهو أمر رائع، لكن لابدّ و أنكِ متحمّسة للغاية لتولّي قضيتكِ التالية، أليس كذلك؟ |
| Ne kanun, ne senin vicdanın, ne de davan. | Open Subtitles | ليس القانون ليس وعيكِ ليس قضيتكِ |
| Artık, müvekkiller kapılara dayanmaya başlar. Bir sonraki davanı nasıl seçeceğini bilmiyorum. | Open Subtitles | ستجدين الزبائن يطرقون بابكِ، لا أعلم كيف ستختارين قضيتكِ التالية |
| Bizi düşündüğün için değil davanı korumak istediğin için. | Open Subtitles | ليس لأنكِ تكترثين لأمرنا، لكن لأنكِ تريدين حماية قضيتكِ! |
| Bayan Winters, davanız konusunda az çok bilgim var ama tedavinizi konuşma yetkim yok. | Open Subtitles | (سيدة وينترز) أنا أعرف قليلاً عن قضيتكِ لكنّي لستُ مفوضاً للمناقشة حول علاجكِ |
| İşte ilk davanız: | Open Subtitles | هذه هي قضيتكِ الأولى |
| - vakan çözülsün diye ekibimden birini... - ...feda etmeye razıydın. | Open Subtitles | كنتِ مستعدة للتضحية بواحد من فريقي لتبني قضيتكِ. |
| Burada yaptığın şey kesinlikle dosyana eklenecek, ama içinde bulunduğun durum hala devam ediyor. | Open Subtitles | ما فعلتيه هنا سيساعد قضيتكِ جيداً بالتأكيد لكن مازالت الاتهامات قائمة؟ |
| Elka, dosyanı inceliyordum da gördüğüm kadarıyla... | Open Subtitles | حسناً, إيلكا كنت أراجع قضيتكِ وبناءً على ما أرى أنا أنا آسفة |
| Hey anne, davan hakkında konuşuyorlar. | Open Subtitles | أمي، إنهم يتحدثون عن قضيتكِ |
| Çünkü herkesin bildiği gibi Gonzalez Maryland Eyaleti'ne karşı davası sağlam bir emsal karardı, fakat senin davan daha da iyi. | Open Subtitles | لأن الجميعُ يعرف (قونزاليس)ضد ولايّةِ "ميرلاند" كانت سابقًا قضيةً رائعة، لكن قضيتكِ أفضل. |
| Hala senin davan Diane. | Open Subtitles | انها لا تزال قضيتكِ يا ديان |
| davanı almayı kabuıl ettiler. | Open Subtitles | وافقوا، بأخذ قضيتكِ |
| davanı sonuçlandırıyorum işte. | Open Subtitles | أنا أقوم فقط بإقفال قضيتكِ |
| Kendi davanı mahvetmek mi? | Open Subtitles | لتدمري قضيتكِ ؟ |
| Bayan Altmann, öyle görünüyor ki davanız devam ederse dünya diplomasisi çökecek ve tek sorumlusu siz olacaksınız. | Open Subtitles | سيّدة (ألتمان)، يبدو إذا أن قضيتكِ أستمرت، الدبلوماسية العالمية سوف تنهار، وسوف تكونين المسؤولة الوحيّدة. |
| Senin çatlakla benimki arasında bir bağlantı olmadığından emin olmak için senin eski dosyana bakmak istedim. | Open Subtitles | أُريد أن أُلقي نظرة علي ملف القضية القديم. كي أتاكد من عدم وجود صلة. بين قضيتكِ وقضيتي. |
| Mahkeme notlarını ve dosyanı okudum... | Open Subtitles | وقرأتملفكِ والملاحظات على قضيتكِ... |