| Hayır, Her ne yapıyorsam bıraktım,suyun içine atladım ve bu zayı,küçük ,beyaz,çocuğu kurtardım. | Open Subtitles | لا، توقّفت ما أنا كنت أعمل، قفزت في وأنقذ هذا الطفل الأبيض الصغير الفقير. |
| Dar bir sokakta kaçıyordum ve minibüsün içine atladım. | Open Subtitles | هرت في وسط الزقاق, و قفزت في الشاحنه |
| Bu kadar yolu sırf arabanın önüne atlayabilsin diye geldi. Bunun yerine gidip okyanusa atlamış mıdır merak ediyorum. | Open Subtitles | لقد قطعت كل هذه المسافة إلى الجزيرة فقط لتقفز أمام سيارة اتساءل اذا ما كانت قد قفزت في المحيط بدلا من ذلك |
| Memur Kelly'nin dediğine göre şehir dışına giden bir arabaya atlamış. | Open Subtitles | الشرطي كيلي قال بأنها قفزت في عربة , متجهة إلى أعلى المدينة |
| Çocuklar camdan atlamış. - Bu da dikenli tellere düşmüş. | Open Subtitles | شاب قفز من النافذه وهذه قفزت في سياج من الاسلاك الشائكة |
| Suya atlamış. | Open Subtitles | ثم قفزت في الماء ... . |