| Ve karımın Güney Carolina'da bir kalp cerrahıyla olan ilişkisi. | Open Subtitles | و ان زوجتي على علاقة بجراح قلب في جنوب كارولينا |
| Nicole'ün odasında vücuduna bağlı olmayan bir kalp sensör pedi bulduk. | Open Subtitles | وجدنا حساس قلب في غرفتها لم يرتبط بجسمها |
| Ve biliyorum ki, o soğuk çelikten rozetin arkasında bir yerlerde bir kalp yatıyor. | Open Subtitles | وانا اعلم ان خلف هذا الحديد البارد لشارتك يوجد قلب في مكان ما |
| Ve biliyorum ki o soğuk plastikten sahne arkasına geçişin arkasında bir yerlerde bir kalp yatıyor. | Open Subtitles | واعلم ان خلف هذا الحديد البارد يوجد قلب في مكان ما |
| Sen bir kalp cerrahını hastane koridorunda yumrukluyorsun ama kimse bir şey demiyor. | Open Subtitles | ثُمّ مرّة أخرى أنتَ لكمتَ جرّاح قلب في ردهة المستشفى و لم يهمس أحد ببنت شفة |
| Sonra köşesine küçük bir kalp çizdim. Ki patronluk taslıyormuş gibi görünmeyeyim. | Open Subtitles | ثمّ وَضعتُ a قليلاً قلب في الزاوية لذا أنا لا أَبْدوَ متسيّد جداً. |
| Ohh, şuna bak, kız sütün kremasına benim için küçük bir kalp yapmış. | Open Subtitles | أنظر لقد عملت شكل قلب في الرغوة |
| Oklar içinda kalmış bir kalp. Sniper Takımı. | Open Subtitles | قلب في مرمى السهم ، وحدة القناصة |
| Doğum koğuşunda bir kalp cerrahıyla. | Open Subtitles | طبيب قلب في جناح الولادة |
| Orada bir yerde bir kalp olmalı, Oliver. | Open Subtitles | (لابد ان يوجد قلب في مكان ما هناك (أوليفر |
| Bilemiyorum. Birisi Oz'a gidip kendine bir kalp almış. (Müzikal 1976) | Open Subtitles | لا أدري، شخص ما ذهب لأووز وحصل على قلب في قصة ساحر أوز العظيم ، الحطاب القصديري ) (لم يكن له قلب وذهب للساحر أوز من أجل واحد |
| Kutuda duran bir kalp bu. | Open Subtitles | إنه قلب... في صندوق. |
| Kutuda atan bir kalp. | Open Subtitles | قلب في صندوق. |
| Buzdolabında bir kalp mi? | Open Subtitles | قلب في ثلاجته؟ |