biraz endişeliyim, çünkü karar vermeleri uzun sürebilir ve zamanımız az kaldı. | Open Subtitles | و أنا قلق بعض الشيء لأنه يمكن ان يأخذو وقتا كبيرا قبل ان يقررو و تعلمين انه لدينا وقت قليل |
Partin için biraz endişeliyim, dostum. | Open Subtitles | حسنا ,انا قلق بعض الشئ على حفلتك يا صديقي |
Bu daha iki günlük bir çalışma ve bulacağım kirli çamaşırları kağıda dökmek için kesilecek ağaçlar konusunda biraz endişeliyim. | Open Subtitles | وأنا قلق بعض الشيء على الأشجار التي سأضطر إلى قتلها لطباعة باقي الفضائح التي سأجدها |
Katılıyorum. Ben de biraz meraklandım doğrusu. | Open Subtitles | اعلم هذا انا قلق بعض الشيء |
Ayrıntıları konuşmadan evvel, faturayla ilgili bazı endişelerim var. | Open Subtitles | أمم... قبل أن نتحدث في التفاصيل أنا قلق بعض الشيء بشأن فاتورة البيع |
İşin doğrusu, aslında biraz endişeliyim. | Open Subtitles | الحقيقة هي أنّي قلق بعض الشّيء. |
Ve bu gerginlikten dolayı biraz endişeliyim. | Open Subtitles | فأنا قلق بعض الشيء بشأن التصعيد |
Doğrusu biraz endişeliyim. | Open Subtitles | أنا قلق بعض الشيء |
Hava hakkında biraz endişeliyim. | Open Subtitles | أنا قلق بعض الشيء حيال الجو |
- biraz endişeliyim. - Endişelenme. | Open Subtitles | أنا قلق بعض الشئ - إذن, لا تقلق - |
biraz endişeliyim. | Open Subtitles | أنا قلق بعض الشىء |
biraz endişeliyim. | Open Subtitles | أنا قلق بعض الشيء. |
Sanırım biraz endişeliyim. | Open Subtitles | أعتقد أنني قلق بعض الشيء |
- Şey, gelecek konusunda biraz endişeliyim. | Open Subtitles | ) -أنا قلق بعض الشيء من المستقبل |
- Bununla ilgili endişelerim var Clay. | Open Subtitles | في الحقيقة يا (كلاي)، أنا قلق بعض الشيء. |
Öleceğimiz konusunda biraz endişelerim var. | Open Subtitles | أنا قلق بعض الشيء بشأن موتنا |