| Anne, eski komik gömleklerini giyemem artık. | Open Subtitles | يا أمي، لا يمكنني ارتداء قمصانك الغريبة الآن |
| - Pes etme. Kara borsada gömleklerini okutmak için teslim olmanı istiyorlar. | Open Subtitles | إنهم يريدونك أن تستسلم حتى يبيعون قمصانك في السوق السوداء |
| Gömleklerin ve yeleklerin ve dhobi yatak çarşafının içinde. | Open Subtitles | هنا قمصانك وسترتك وعدة الغسيل تجدها في الشراشف |
| Pekâlâ, bebeğim, mavi Gömleklerin en üstte pantolonlar ortada, beyaz gömlekler de en dipte. | Open Subtitles | حسناً حبيبي قمصانك الزرقاء بالأعلى قمصانك البيضاء بالأسفل والبنطلونات ما بينها |
| Üstümden düşen eski çirkin tişörtlerini giymeye can attığımı mı sanıyorsun? | Open Subtitles | أتعتقد أني أردت ارتداء قمصانك البشعة المستعملة التي ليست بمقاسي حتى؟ |
| Kokunu özlediği için eski gömleklerinden birisini yanında taşıyor. | Open Subtitles | يتجوّل حاملاً أحد قمصانك القديمة لأنه مشتاق الى رائحتك |
| Komodinin çekmecesinde. Orayı da altüst etme çünkü yeni ütülenmiş gömlekler var orada. | Open Subtitles | في علبة في خزينة الملابس لا تعمل فوضى ، أنا أتممت كي قمصانك للتو |
| Tüm tişörtlerin v yaka mı? | Open Subtitles | أكلّ ياقات قمصانك على شكل الرقم سبعة؟ |
| Bütün tişörtlerinin kollarını kesiyorsun. | Open Subtitles | انت تقطع الأكمام من جميع قمصانك |
| gömleklerini de yakalarını da hiç yıkamazsın ki sen. | Open Subtitles | أنت لن تقوم بغسل قمصانك والياقات |
| gömleklerini kendin mi kolalıyorsun yoksa kuru temizlemeye mi yolluyorsun? | Open Subtitles | هل تغسل قمصانك بنفسك أم ترسلهم لأحد ؟ |
| Değilsin. Kendi gömleklerini alabilecek biri değilsin. | Open Subtitles | أنت لست قادر على إحضار قمصانك. |
| Sadece bundan sonra kendi gömleklerini kendin al. | Open Subtitles | فقط أحضر قمصانك من الآن فصاعدا. |
| gömleklerini katlı halde, çantaya koymaya hazır halde tutuyorsun. | Open Subtitles | تبقي قمصانك مطوية . وجاهزة للأخذ |
| Her şeyin burada: pantolonların, kazakların ve Gömleklerin. | Open Subtitles | كل اغراضك هنا,هذه بناطيلك قمصانك,كنزاتك |
| Bütün Gömleklerin böyle duruyor olmalı. | Open Subtitles | أذا جميع قمصانك قد وضعوا بتلك الطريقة |
| Bu zamanı en alt çekmedendeki temiz Gömleklerin arasından bir gömlek alıp onu giymeye harcadın. | Open Subtitles | وتخطيت الوقت بلبسك لقميض نظيف. *اهدا من كذا يا شيرلوك هولمز انت وهو* من صندوق "قمصانك النظيفة"، الذي تضعه في اسفل الدرج |
| Ya da bu çıkar çatışması tişörtlerini ütüleme tarzlarını sevmenden mi kaynaklanıyor? | Open Subtitles | أم أن هذا تضارب مصالح. لأنك تحب الطريقة التي يكوون بها قمصانك. |
| Neden tişörtlerini yasal yollardan dükkânlarda satmıyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تعمل بشكل قانوني وتبيع قمصانك بالمتاجر؟ |
| Ve senin tişörtlerini bunların çoğunda satmak istiyorum. | Open Subtitles | وأود بيع قمصانك بمعظمها |
| Senin gömleklerinden biri, baba. | Open Subtitles | أنه أحد قمصانك ، أبي. |
| - Tüm tişörtlerin v yaka mı? | Open Subtitles | -أكلّ ياقات قمصانك على شكل الرقم سبعة؟ |
| - Neden bütün tişörtlerinin üstünde siyahi adamlar var? | Open Subtitles | لمَ قمصانك عليها رجالٌ سود؟ |
| Ve bütün renkli kazakların üstüne "Bill Cosby" yazdığım bu kutuda. | Open Subtitles | وجميع قمصانك الملونة وضعتها في صندوق مكتوب عليه "بيل كوزبي". |