| Evet, herkes duydu ama senin gibi güçlü bir adam bir şeyler biliyordur. | Open Subtitles | نعم، حسناً،الجميع سمع به لكن، رجل قوي مثلك لا بد أنه يعرف شيئاً |
| senin gibi güçlü biri, kendi oğlunu uçurumdan aşağı nasıl atar? | Open Subtitles | لم يقوم شخص قوي مثلك برمي ابنه في الوادي؟ |
| Daha fazla saklanmak yok. Emrindeki tüm Lycanların senin kadar güçlü olduğunu düşün. | Open Subtitles | لن يكون هناك المزيد من الإختباء، كل مُستذئب في مكانتك سيكون قوي مثلك. |
| senin kadar güçlü olan bir ordu kurmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أخذت على عاتقي تكوين جيش قوي مثلك |
| Burası senin gibiler için uygun bir yer olmalı. | Open Subtitles | ينبغي أن يكون هذا النوع الصحيح من المكان لرجل قوي مثلك .. |
| Senin gibi sert bir çocuk çok işime yarayacak. | Open Subtitles | أنا حقا يمكنني اشراك رجل قوي مثلك |
| Ben de senin gibi güçlü bir erkeğin böyle yanıma gelip bu yaramaz küçük kızı sakinleştirmesini bekliyordum. | Open Subtitles | لقد كنت أنتظر رجل كبير و قوي مثلك منذ زمن طويل |
| - Evet, senin gibi güçlü bir adam... | Open Subtitles | نعم، رجل قوي مثلك... لقد انتهينا. |
| O da senin gibi güçlü ve sağlam görünüşlü. | Open Subtitles | انه قوي مثلك |
| Ateşten sonra, bir adam gelecek senin kadar güçlü. | Open Subtitles | بعدالنار،سيأتيرجل ... رجل قوي مثلك ... |
| Kısaca. senin kadar güçlü değil. | Open Subtitles | بشكل قصير ليس بشكل قوي مثلك |
| Herkes senin kadar güçlü değil. | Open Subtitles | ليس الجميع قوي مثلك |
| - Peki ya ben senin kadar güçlü değilsem. | Open Subtitles | -و ماذا لو لم أكن قوي مثلك ؟ |
| Burası senin gibiler için uygun bir yer olmalı. | Open Subtitles | ينبغي أن يكون هذا النوع الصحيح من المكان لرجل قوي مثلك... |