| 80'li yıllarda, ilk vahşi dişi modelimiz Alexis Carrington olarak karşımıza çıkarıldı. | TED | العقد 1980 أعطيت لنا أول طراز كوغار في شكل كارينغتون الكسيس. |
| Briçte Leydi Carrington'ın ortağı olmaktansa, Baş Müfettiş Japp ve üç çavuşuyla aynı yatağı paylaşmayı tercih ederdim. | Open Subtitles | أنا أفضل مشاركة الغرفة مع رئيس المفتشين "جاب" و ثلاثه من ضباطه على أن أكون شريكاً للسيدة "كارينغتون" بلعبة البريدج |
| Leydi Carrington ve Reggie, kahvaltıdan sonra ayrıldılar. | Open Subtitles | السيدة "كارينغتون" و "ريجي" غادرا بعد الإفطار |
| Stuart Carrington'ın ölümünü bir saatten az sapmayla bilmişti. | Open Subtitles | أصاب في توقع موت "ستيوارت كارينغتون" خلال ساعة من موته. |
| İyi akşamlar, Leydi Carrington. | Open Subtitles | - عمتِ مساءً يا سيدة "كارينغتون " |
| Alt terastalar, Leydi Carrington. | Open Subtitles | في التيراس الملحق يا سيدة "كارينغتون" |
| Ben Sör George Carrington. Yanımda polis var. | Open Subtitles | أنا السيد "جورج كارينغتون" و الشرطة معي |
| Carrington'da işimin kompetanıydım ama emekli oldum. | Open Subtitles | جراحة "كارينغتون"، لكني تقاعدت |
| "Baktığım ilk beyaz bebeğin adı Alton Carrington Speers'tı. | Open Subtitles | "أول طفل أبيض اعتنيت به في حياتي كان إسمه (آلتون كارينغتون سبيرز). |
| Kardeşimin suikasta kurban gittiği zor günlerde Ben Carrington'dan daha âlâ bir arkadaş yoktur. | Open Subtitles | في الايام المظلمة عقب اغتيال شقيقتي لم يكن هناك صديق اعظم من (بين كارينغتون) |
| Carrington'un kirli çamaşırlarını ele geçirirse ilk onun peşinden gidecektir. | Open Subtitles | (اذا كان يتعامل بقذارة مع (كارينغتون سيبحث عن هذه الوثيقة بالأول |
| Başkan Carrington ve yönetimi bu durumu kontrol altına almak için elleri kolları bağlı görünüyor. | Open Subtitles | الرئيس (كارينغتون) وحكومته يبدون بلا حول ولا قوة تجاه هذه الأزمة |
| Carrington Marshall Kanunuyla iş birliği yaparsa senin için onların kumbaralarına girecek elemanlarımız var. | Open Subtitles | أتعلم ، إذا تابع (كارينغتون) بقانون القادة سوف نستطيع أن نرسل أولادا ليقتحموا بنوكهم الحصينة ويحضروا الأموال لك |
| Yetkili ister Başkan Carrington, ister ben olayım seni temin ederim ki Nijerya gibi bir dost hiçbir zaman yıkılmanın eşiğinde-- | Open Subtitles | (الآن سواء كان الرئيس (كارينغتون أو انا في المنصب ، يمكنني أن أؤكد لك أن نيجيريا ستظل دائما شريكة |
| Raporlara göre ABD Başkanı Benjamin Carrington bugünkü toplantıya katılmayacak. | Open Subtitles | التقارير تقول أن رئيس الولايات المتحدة (بنجامين كارينغتون) لن يكون حاضرا في اجتماع اليوم |
| Kim Carrington'la ilişkinizi bitirdiğinizde Kim bir yılını Avrupa'da geçirmişti. | Open Subtitles | (عندما انتهت علاقتك مع (كيم كارينغتون قضت سنة بعدها في اوروبا |
| Şu anda büyükbabası olan Başkan Carrington bakıyor. | Open Subtitles | وهو الآن تحت رعاية جده (الرئيس (كارينغتون |
| İtinayla, dondurma çubuklarından Hanedan dizisinin Carrington Mansion'ın tamamını yaptım. | Open Subtitles | لقد أعد إنشاءه بصعوبة قصر (كارينغتون) بأكمله للأسرة الحاكمة |
| Son zamanlarda Carrington Gazetesi'nden haber bildirileri alıyormuş. | Open Subtitles | لقد أنشأ مُؤخراً تنبيهات إخباريّة لجريدة (كارينغتون). |
| - Şirket aktivitesinden döndükten sonra Lem'in Carrington Gazetesi'ni okumaya başladığını biliyor muydunuz? | Open Subtitles | أتعرف أنّ (ليم) بدأ بقراءة جريدة (كارينغتون) بعدما عاد من الإجازة؟ |