Evet, Karen dönmek için hazır. | Open Subtitles | أجل , في الحقيقة إنّ (كارِن) مستعدة للعودة |
Karen, Brandon'ın cesedi, birçok terörist organizasyonlarına bağlı silah satıcısıyla bulundu. | Open Subtitles | (كارِن) ، جثة (براندون) وُجدت مع تاجر اسلحة متورط مع عدة جماعات ارهابية |
Biliyor musun, biri Karen'le bir milyon dolar karşılığı sikişse bu benim hiç hoşuma gitmezdi. | Open Subtitles | تعلم، لن أوافق على أن يضاجع أحدهم (كارِن) بمليون دولار |
Marcy, Karen'in telefonunun sende ne işi var? | Open Subtitles | مارسي)، مالذي تفعلينه بهاتف (كارِن)؟ ) |
Daha Karen'le buluşup bir şeyler içeceğiz. | Open Subtitles | عليّ مقابلة (كارِن) لاحقاً |
Karen'le bir şeyler içmek mi bu da neyin nesi böyle? | Open Subtitles | شرابٌ مع (كارِن)... ما شأن كل هذا؟ |
Karen, çok özür dilerim. | Open Subtitles | (كارِن)، أنا آسفٌ للغاية. |
Karen bir araba kazası geçirdi. | Open Subtitles | (كارِن) كانت بحادث سيارة |
Selam, Karen. | Open Subtitles | (يا (كارِن |