Biliyorum, kalbim oyuncak gibi, ama oynamak için değil! | Open Subtitles | أعلم أن قلبي كالدمية ويجب علي أن لا ألعب به |
Onunla oyuncak gibi eğlendiğinde, inciniyor. | Open Subtitles | بكل مرة تتسلى بها كالدمية ، يؤذيها هذا |
Sırtı üstü uzanan bir beden, uzuvları kırık bir kukla gibi vahşice parçalanmış. | Open Subtitles | الجثة ملقاه على ظهرها , أطرافها مكسورة كالدمية المحطمة |
Gözlerimin kapandığını hisseder bir kukla gibi yere düşerdim. | Open Subtitles | أشعر بأني عيني تلتف خلف رأسي بإمكاني الوقوع على الأرض كالدمية |
Evet ve az önce bezden bir bebek gibi götüme tekme yedim. | Open Subtitles | وقد صفعت للأرض كالدمية للتو |
Evet ve az önce bezden bir bebek gibi götüme tekme yedim. | Open Subtitles | وقد صفعت للأرض كالدمية للتو |
Ya da bez bebek gibi esnek bir yeni doğan. | Open Subtitles | أو طفل واهن كالدمية البالية |
Benimle oyuncak gibi oynuyorsun. | Open Subtitles | يا إلهي أنا كالدمية في يديك |
oyuncak gibi kırılıyorsun. | Open Subtitles | أنت تفتَر كالدمية |
Mike ın boynunu oyuncak gibi büktüm, evet? | Open Subtitles | (مزقت رقبة (نيك كالدمية ، أجل |
Kellog'un seninle de bir kukla gibi oynayıp diğer herkese yaptığı gibi işi bittiğinde bir kenara attığını hatırlatırım. | Open Subtitles | يبدو أننى سأعيد الاتصال بكيلوج ليلعب بك كالدمية المتحركة ثم يطرحك جانبا من كل شئ لقد انتهى منك |
O acayip bebek daha doğmadan onu kukla gibi kontrol edebiliyordu. | Open Subtitles | ذاك الطفل اللعين لم يولد بعد وقد تلاعب به كالدمية. |
O orospunun, seni kukla gibi oynatmasına izin veriyorsun. | Open Subtitles | أنت تدع تلك الساقطة تتحكم فيك كالدمية |
Görünmeyen gizli bir güç Madison'ı bir bez bebek gibi odada sağa sola fırlattı. | Open Subtitles | بدا وكأنّ هُناك قوّة غير مرئيّة قذفت بـ(ماديسون) كالدمية. |