| Aramızda bir ateş gibi her zaman o mücevherler vardı. | Open Subtitles | لقد كانت هذه الجواهر بيننا كالنار طول الوقت |
| "Binbaşı Kitchener'ın geceleyin ateş gibi büyük koyu gözleri olduğu doğru mu?" "Doğrudur." dedi. | Open Subtitles | هل حقا لدى الماجور كيتشنر عيون واسعة داكنة كالنار فى الليل |
| Göreceksin. Buralar dolduğunda, bu görüntü modası ateş gibi herkese yayılacak. | Open Subtitles | عندما يكتمل هذا سينتشر هذا المظهر كالنار في الهشيم |
| Yetişkin kazlar yavrularını uyarıyor ve bu haber yangın gibi yayılıyor. | Open Subtitles | الوالدان يحذرون صغارهم ، و الرسالة تنتشر كالنار في الهشيم. |
| Söylentiler bu tepelere ve vadilere, kontrol edilemeyen yangın gibi yayılacak. | Open Subtitles | الآن الكلمة تنتشر عبر هذه التلال والسهول كالنار في الهشيم |
| Harika yalımlı bir alev gibi, sürekli değişen olağanüstü bir şekil. | Open Subtitles | تكون كل تجربة في الأساس كالشكل الإستثنائي تماماً كالنار ذات ألسنة اللهب |
| Ve bingo, resim virüs gibi yayıldı ve sansür kırıldı ve kitlesel medya bunun üstünü örtmek zorunda kaldı. | TED | وهكذا انتشرت الصورة كالنار فى الهشيم وقشعت العتمة وأجبرت وسائل الإعلام على تغطية الخبر. |
| Beşinci Kol korkusu 29 gemide söndürülmesi imkansız bir ateş gibi yayılıyor. | Open Subtitles | الخوف من الرتل الخامس ينتشر كالنار في سفننا التسعة و العشرين |
| İçimde karanlık bir güç var ve büyüyor, aynı bir ateş gibi. | Open Subtitles | قوة مظلمة كامنة، تنمو وتنتشر كالنار في الهشيم |
| ateş gibi yayılıyor. | TED | فينتشر كالنار في الهشيم. |
| ateş gibi kızgın. Dağ gibi sabit. | Open Subtitles | عنيفة كالنار ثابتة كالجبل |
| Siyah bir ateş gibi. | Open Subtitles | نوعاً ما كالنار السوداء |
| Geceleri yanan ateş gibi kalpleri yakar | Open Subtitles | القلب يحترق كالنار في الظلام |
| Şöyle, Davis, gerçek kötülük ateş gibi yakar... | Open Subtitles | حسناً يا (ديفيس)، الشر الحقيقي يحرق كالنار |
| * Hissediyorum yaklaştığını, kanımı kaynatan bir yangın gibi * | Open Subtitles | * أستطيع أن أشعر بإقترابه كالنار في دمي * |
| "Her kütüphanede kafanızda bir yangın gibi yanan soruyu cevaplayacak tek bir kitap vardır." | Open Subtitles | "في كل مكتبة، يوجد كتاب واحد يمكنه الإجابة عن السؤال الذي يتأجج كالنار في العقل." |
| yangın gibi | Open Subtitles | كالنار |
| yangın gibi | Open Subtitles | كالنار |
| Mavi bir alev gibi. | Open Subtitles | أزرق كالنار ولكنه لم يكن ناراً |
| "Nefesim daralarak uzun bir iç çekişe geçiyor alev gibi düşüncelerimi yakan kırmızı bir dudak yüzünden". | Open Subtitles | "أنفاسي تضيق جراء التنهيدة الطويلة" "للفم الأحمر الذي يحرق أفكاري كالنار". |
| "Nefesim daralarak uzun bir iç çekişe geçiyor alev gibi düşüncelerimi yakan kırmızı bir dudak yüzünden". | Open Subtitles | "أنفاسي تضيق جراء التنهيدة الطويلة" "للفم الأحمر الذي يحرق أفكاري كالنار". |
| Akşama doğru bu haber bir virüs gibi yayıldı. | TED | انتشر التقرير كالنار في الهشيم. |