| İlk başlarda arı kovanı gibi görünseler de sonradan dağılmaya meyilliler. | TED | قد تبدوا المجتمعات الإنسانية كالنحل لوهلة ، ولكنها تميل إلى الانفصال أكثر. |
| Bu kent, sopayla dürtüklenmiş bir arı kovanı gibi vızıldamak üzere. | Open Subtitles | هذه البلدة على وشك الطنين كالنحل المضروب خليته بعصا |
| Dikkat, güzellikleri arı gibi sokar. | Open Subtitles | خذوا الحذر فجمالهن قارص كالنحل |
| Çünkü insanoğlu, bir bakıma, arılar gibi toplu yaşayan varlıklardır. | TED | لأننا نحن البشر ، إلى حدٍ ما ، نعيش في خلايا كالنحل |
| Bala giden arılar gibi yürüyoruz. | Open Subtitles | ها نحنا ذا كالنحل بالنسبه للعسل |
| Ortalık arı gibi polis kaynıyor. | Open Subtitles | إن رجال الشرطة منتشرين كالنحل بكل مكان. |
| Ama onların arı gibi uçması lazımdı. | Open Subtitles | وأنا بحاجة لجعلهم يطيرون كالنحل |
| arı gibi meşgulüz. Ama arımız yok. | Open Subtitles | نعمل كالنحل ولكن ليس لدينا نحل |
| Gazeteciler arı sürüsü gibi gelecekler. | Open Subtitles | سيأتي الصحفيون كالنحل |
| Üzgünüm Annie. Ben işçi arı değilim. | Open Subtitles | (أنا آسف يا (آني و لكنني لست ممن يجتهدون في العمل كالنحل |
| Şimdi arı gibi çalışın bakalım. | Open Subtitles | اذهبا للعمل كالنحل . |
| Bunlar arı değil ki. | Open Subtitles | ليسوا كالنحل |
| Çalışkan, çalışkan arılar. | Open Subtitles | مشغولون.. مشغولون كالنحل |
| arılar gibi. | Open Subtitles | كالنحل |
| Kusursuz işçi arılar. | Open Subtitles | كالنحل بالضبط |