| tam FBI koruması altında olacak. | Open Subtitles | هي سَيكونُ عِنْدَها حمايةَ مكتب التحقيقات الفدرالي كاملةِ. |
| Öyleyse, tam 3 saat var. | Open Subtitles | حَسناً، تلك ثلاث ساعاتِ كاملةِ. |
| -Biz gördüğümüzde tam cümleler kurmaya başlamıştı. | Open Subtitles | كانت بدأت فى تكوين جُمَلِ كاملةِ |
| Ama şu an ellerim dolu, tamam mı. | Open Subtitles | لكن الآن حَصلتُ على أيديي كاملةِ. حسناً؟ |
| Burada boş bir sandık, sokaklarda 10 dolu sandık. | Open Subtitles | نحن عِنْدَنا حالةُ فارغةُ واحدة في هنا وعشَر واحدِ كاملةِ هناك. |
| Elleri dolu simdi. Şimdi bayağı çekiyor. | Open Subtitles | هو يُحْصَلُ على أيديه كاملةِ الآن. |
| Bir örneği Hodgese gönderip, tam ilaç tahlili istedim. | Open Subtitles | طَلبتُ a لجنة مخدّرِ كاملةِ وأرسلتُ a عيّنة إلى Hodges. |
| Test programını tam bir gizlilik içinde yürütmek için McMurdo üssünden daha iyi bir yer olabilir miydi? | Open Subtitles | وبداية برنامجِ إختبار في سريةِ كاملةِ مِنْ قاعدةِ * ماكموردو * ؟ |
| New York'ta tam dört gün! | Open Subtitles | أربعة أيامِ كاملةِ في نيويورك |
| Sorun şu ki yönetim komitesine, tam boy fotoğrafınızı göndermelisiniz ki sizi kabul etsinler. | Open Subtitles | إنّ المشكلةَ... بأنّك يَجِبُ أَنْ تُقدّمَ a طلقة جسمِ كاملةِ إلى اللجنةِ الحَاكِمةِ... أَنْ يُصبحَ يَدْعو، ولغم أصبحَ مَوْثُوباً... |
| Keşke biraz gücüm olsaydı, ama, uh... ama evde ellerim zaten dolu. | Open Subtitles | أَتمنّى بأنّني كَانَ عِنْدي الطاقةُ ل قليلاً مهبل يو، لكن , ... حَصلتُ على أيديي كاملةِ في البيت. |