"كانت تتحدث" - Traduction Arabe en Turc

    • konuşuyordu
        
    • bahsederdi
        
    • bahsediyordu
        
    • konuşurdu
        
    • anlatırdı
        
    • bahsediyor
        
    • konuşan
        
    • konuşurken
        
    • konuşuyormuş
        
    • konuşma şekli
        
    Geldiğimde Derek'le telefonda konuşuyordu, Karen Cartwright hakkında bir şey. Open Subtitles كانت تتحدث مع ديريك علي الهاتف شيئاً بخصوص كارين كارترايت
    Onca zamandır annesi hakkında biriyle konuşuyordu ve size bundan hiç bahsetmedi mi? Open Subtitles كل ذلك الوقت كانت تتحدث مع شخص ما عن والدتها لم تخبرك ابدا؟
    - Bir de grafik üzerine konuşuyordu. - Evet, kafayı takmıştı. Open Subtitles وكل ما كانت تتحدث عنه هو الجرافيكس - كانت مهووسة -
    Annem hep senden bahsederdi, işte yaptığın şaklabanlıklardan. Open Subtitles سمعت أمى كانت تتحدث طول الوقت عن ما أنجزته فى عملى
    Ama daha fazla halisünasyon görmedin, yani, belki de başka bir şeyden bahsediyordu. Open Subtitles و لكن ألم ترى هلوسات أخرى ؟ لذلك ، هى ربما كانت تتحدث عن شئ آخر
    Annem sürekli o gün hakkında konuşurdu. Open Subtitles أمي كانت تتحدث عن هذا التاريخ طيلة الوقت
    Sürekli mimariden bahseder hiçbir yerin Oregon gibi olmadığını anlatırdı. Open Subtitles كانت تتحدث دائما عن الهندسة المعمارية و كيف أن أوريغون لا تحتوي شيئا منها
    Okuldaki hemşireler neden bahsediyor bilmiyorum ama böcek felan görmüyorum. Open Subtitles انا لا اعلم عن ماذا كانت تتحدث ممرضه الفصل, انا لا أرى اي حشره
    Son gördüğümde şuradaki iri adamla konuşuyordu. Open Subtitles آخر مرة رأيتها, كانت تتحدث لذلك الشخص الكبير هناك؟
    Muhtemelen Daniel ile konuşuyordu. Open Subtitles حسناً من الأرجح أنها كانت تتحدث مع دانييل
    Amanda geçen yaz tatilden döndüğünde sular seller gibi Fransızca konuşuyordu. Open Subtitles أمندا ذهبت هناك الصيف الفائة ، و عندما عادت ، كانت تتحدث الفرنسية عمليا
    Aubrey şuradaki sıska adamla konuşuyordu. Open Subtitles أوبري كانت تتحدث الى ذلك الرجل الهزيل هناك.
    Tamam, telefonuyla konuşuyordu ve şu tarafa doğru gitti. Open Subtitles حسناً, أجل, لقد كانت تتحدث في الهاتف و لقد خرجت للتو من هنا
    konuşuyordu ama anlayamadım. Buralı değil. Open Subtitles كانت تتحدث لكني لم أستطع فهمها , انـها ليست من هنا
    Kardeşim her zaman uzaklara taşınmaktan bahsederdi. Open Subtitles لقد كانت تتحدث أختي دومًا عن الترحال والعيش بخارج البلاد
    Hayır. Sadece kilise mevzularından ve hızlıca tükettiği aşk romanlarından bahsederdi. Open Subtitles لا كل ما كانت تتحدث عنه هو أشياء الكنيسة
    Anayasal haklardan bahsediyordu ve kişisel hakların korunmasından. Open Subtitles لقد كانت تتحدث عن القانون الدستوري و حفظ التعديل الأول
    İnsanlar kulüpte bütün gece ondan bahsediyordu. Open Subtitles الناس كانت تتحدث عنه في الملهى طوال الليل
    Yalnızca elektronik hakkında konuşurdu. Open Subtitles ونظرية نورتون , التي كانت تتحدث عن الالكترونات
    Önceleri bunu çok anlatırdı sonra da yazmaya başladı. Open Subtitles كانت تتحدث عن ذلك كثيرا وبدءت بكتابة الاغاني عن ذات الامر
    10.000 dolardan bahsediyor işte. Open Subtitles 10.000 دولار أمريكي هذا ما كانت تتحدث عنه هاري
    Seninle konuşan, bizimle hücrede bulunan bazı ruhlar mı? Open Subtitles بعض الأرواح التي كانت بالسجن كانت تتحدث إليك؟
    Ve daha sonra, ona Moss Hart hakkında konuşurken, dedim ki,... ...tanıştığınız zaman onun kim olduğunu biliyor muydunuz, TED ومن ثم قلت أنا، آه، لقد كانت تتحدث عن موس هارت، تعلمين، عندما قابلتيه كنت قد عرفتي أنه هو،
    Ama o hiçbir şey duyamıyormuş çünkü kendi kendine sessizce konuşuyormuş. Open Subtitles ولكنه لم يستطع ان يسمع شيئاً لأنها كانت تتحدث بصمت الي نفسها
    Benimle konuşma şekli, bana bakış biçimi... Open Subtitles الطريقة التي كانت تتحدث بها معي الطريقة التي كانت تنظر بها إلي

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus