| Bak, demek istediğim, bu şehir soyulmaya hazırdır, her zaman öyleydi. | Open Subtitles | أسمع، أن هذه المدينة لقمة سائغة للمحتالين و كانت دوماً هكذا |
| Çoğunuzun bildiği gibi, IBM her zaman son yüz yılın en yenilikçi şirketlerinden biri olarak kabul edilmiştir. | TED | أغلبكم تعلمون أن شركة آي بي إم كانت دوماً تُعتبر للمئة عام الماضية من أكثر الشركات ابتكاراً. |
| Annem her zaman, "Tanrı bize, üstesinden gelemeyeceğimiz şeyler vermez" derdi. | Open Subtitles | أمي كانت دوماً تقول أن الله لا يعطينا شئ لا يمكننا تحمله |
| Hastalıklara, savaşa dair öyküler dinledim. sanki felaketler hep onların başına geliyordu. | TED | وكنت اسمع عن الحروب .. والامراض والتي كانت دوماً متصلة بأولئك الفقراء |
| Biliyorum kulağa aptalca geliyor, fakat milli şeyler hep hayalim olmuştur. | Open Subtitles | أعلم أنه يبدو سخيفاً ولكن الأحداث الوطنيه كانت دوماً حلماً لي |
| Yani, her zaman böyle boktan işlerin içindeydi. | Open Subtitles | أعني ، أنها كانت دوماً مولعة بتلك الأشياء |
| Sizin göreviniz her zaman sıradan insanlara bilgi vermek oldu. | Open Subtitles | مهمتك كانت دوماً ان تنور الناس العاديين و ترشدهم |
| Onun evliliği her zaman muhteşem ve kusursuz oldu. | Open Subtitles | لقد كانت دوماً رائعة، موهوبة مولعة بالفن، زواج رائع. |
| Ve doğa kontrolü eline almıştı. her zaman olduğu gibi. | Open Subtitles | و تولت الطبيعة الأمر سريعاً كما كانت دوماً |
| Ne kadar yükseğe gittiğinin bir önemi yoktu onu yakalamak için her zaman oradaydı. | Open Subtitles | مهما كان مقدار ارتفاعه عن الأرض، كانت دوماً ما تجذبه. |
| O her zaman bunları söylerek... çok sinirleniyordu. | Open Subtitles | أعني انها كانت دوماً فاقده لأعصابها ، وتقول أموراً |
| İşin aslı bu aile her zaman tuhaftı. | Open Subtitles | الحقيقة أنّ العائلة كانت دوماً غريبة، أتفهمين ما أقصده؟ |
| O her zaman bunları söylerek... çok sinirleniyordu. | Open Subtitles | أعني انها كانت دوماً فاقده لأعصابها ، وتقول أموراً |
| her zaman çok hassastır müzikal, edebi, sanatsal anlamda. | Open Subtitles | حسناً، إنها كانت دوماً مولعة بالموسيقى والأدب والفن ... |
| - Komik, her zaman benimkiydi. | Open Subtitles | لم تكن خطتي لقد كانت دوماً خطتي أنا.. |
| Beceriksizin tekidir. her zaman öyleydi. | Open Subtitles | إنها خاسرة , ولقد كانت دوماً هكذا |
| Duke Ellington tarafından anlaşılmış bir bilgelikti bu, ki kendisi repertuvarındaki en sevdiği şarkının hep bir sonraki olduğunu, hep daha bestelemediği şarkı olduğunu söylemiştir. | TED | إنها حكمة التقطها الدوق إلينغتون، الذي قال بأن أغنيته المفضلة من مجموعته الموسيقية كانت دوماً الأغنية التالية، دوماً الأغنية التي كان عليه الآن أن يؤلفها. |
| Ve hep çok minik olan küçük kız kardeşim seni incitmelerine izin verdiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | و إلى اُختي الطفلة الصغيرة , التى كانت دوماً صغيرة جداً إنني آسفة لأنني تركتهم يؤذونك |
| Onlarla iş ilişkilerimiz hep uzaktan olmuştur. | Open Subtitles | تعاملاتنا المهنية معهما كانت دوماً صريحة |
| Artık buradan gittiğime inanamıyorum. Benim odam hep burasıydı. | Open Subtitles | لايمكني تصديق أني لن أعيش هنا بعد الأن هذه كانت دوماً غرفة نومي |
| Yani hep onun canlı getirilmesini emretmiştiniz. | Open Subtitles | الأمر فحسب إن أوامرنا كانت دوماً تقتضي جلبه حياً |