| Çok basit gözüküyor ama bu bilimde bir dönüm noktasıydı. | Open Subtitles | يبدو الأمر بسيطاً،لكن هذه كانت نقطة تحول في العلم |
| Bu, tüm sistem için bir dönüm noktasıydı. | Open Subtitles | لأنها تحتوي على دوائر الإلكترونية أبسط في داخلها. و تلك كانت نقطة التحول، بالنسبة للنظام بالكامل. |
| Dünya güçlerinin dengesinin değişmesinde devrim noktasıydı. | Open Subtitles | كانت نقطة التحول في ميزان القوى العالمية. |
| Bu, hayatımda bir dönüm noktası oldu. | Open Subtitles | كانت نقطة تحول في حياتي |
| İngiltere ve Rusya arasındaki konvoyları durdurmak için önemli bir noktaydı. | Open Subtitles | كانت نقطة اتصال هامة لإيقاف المركبات بين (بريطانيا) و(روسيا) |
| York, ülkeme yapılan her saldırının başlangıç noktasıydı ve o soylu kuzen masum İskoçları şehrin duvarlarına asmıştı hatta kadınları ve çocukları bile. | Open Subtitles | يورك كانت نقطة الإنطلاق لأى إجتياح لبلادى. إبن العم هذا أعدم أسكتلنديين أبرياء منهم النساء و الأطفال على حوائط هذه المدينة. |
| ve bu onun zayıf noktasıydı. | Open Subtitles | و افضل مني. تلك كانت نقطة ضعفه. |
| Kainat için de bir dönüm noktasıydı. | Open Subtitles | لقد كانت نقطة تحول للكون أيضاً |
| Kuru vadi sadece bir başlangıç noktasıydı. | Open Subtitles | منطقة الاروى كانت نقطة البداية |
| Bu benim için bir dönüm noktasıydı. | TED | وقد كانت نقطة تحول. |
| Bu, benim hayatımın dönüm noktasıydı. | Open Subtitles | كانت نقطة تحول في حياتي |
| Bu onun zayıf noktasıydı. | Open Subtitles | وتلك كانت نقطة ضعفه. |
| - Dönüm noktasıydı. | Open Subtitles | .لقد كانت نقطة الإنعطاف |
| - Sadece diyorum ki Allsafe sıfır noktasıydı. | Open Subtitles | أنا فقط أقول أن (أولسيف) كانت نقطة البداية |
| Bu, dönüm noktası oldu. | Open Subtitles | تلك كانت نقطة التحوّل |
| - Güzel bir noktaydı. - Hayır, değildi. | Open Subtitles | لقد كانت نقطة ممتازة - لا لم تكن - |