| Eğer masumsa onlar ondan özür diler | Open Subtitles | ماذا لو كان بريء ؟ لو كان بريء، ليذهب للجحيم |
| Ya masumsa ve birileri onu gerçekten öldürmeye çalışıyorsa? | Open Subtitles | ماذا لو كان بريء و احدهم يحاول قتله حقاً؟ |
| Eğer masumsa, yardım etmemize izin vermelisin. | Open Subtitles | إذا كان بريء يجب أن تدعنا نساعد |
| Hayır, Masum olduğunu ispatlamamı istediğini söyledi. | Open Subtitles | كلاّ. قال إنّه يُريدني أن أثبت بأنّه كان بريء |
| Cep telefonunda Masum olduğunu söyleyen bir intihar notu bırakmış. | Open Subtitles | في هاتفه المحمول، تركَ رسالة انتحار، يقول فيها بأنهُ كان بريء. |
| Girdiği zaman masumdu. | Open Subtitles | عندما دخل الى هناك كان بريء |
| Bence masum olduğu ve polisler tezgah yaptığı için serbest bırakıldı. | Open Subtitles | أعتقد أنه تم أطلاق سراحه لأنه كان بريء والشرطة قاموا بتوريطه |
| Eğer masumsa, kanıtlamamıza izin ver. | Open Subtitles | لو كان بريء ,لنثبت ذلك |
| Ona kaçırma konusunda mı Masum olduğunu sor. | Open Subtitles | بريء أنا أنظر , فالتسأله عما اذا كان بريء من الأختطاف |
| Masum olduğunu kanıtlayacağınız bir isim. | Open Subtitles | رجل تستطيع الإثبات إنه كان بريء |
| Masum olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | اعرف بأنه كان بريء |
| Masum olduğunu söyleyip durdu. | Open Subtitles | إستمر بقول بأنّه كان... بأنّه كان بريء |
| O zaman da masumdu. | Open Subtitles | كان بريء حينها أيضاً |
| Eggs masumdu. | Open Subtitles | كان بريء |
| Bu mektup birkaç ay önce Chicago polisine gönderilmiş ve Melanie Foster'ı öldürmek suçundan yakalanan adamın masum olduğu yazılı. | Open Subtitles | هذه الرسالة مرسلة منذ حوالي شهور إلى شرطة شيكاغو تقول أن الشخص الذي أعتقل لقتل (ميلاني فوستر) كان بريء |
| Evet, adam 22 yıldır hapisteydi ve masum olduğu anlaşıldı. | Open Subtitles | - نعم , أعني , هو كان في السجن لمدة 22 عاماً و كان بريء . |