| Büyük Hayali bir aşık, bir macerasever olmak.. | Open Subtitles | كان حلمه في الحياة أن يكون عاشقاً، مغامراً |
| Babam bu adamlarla gurur duyardı. O belediye başkanı iken, şehre sanayi getirmek onun hayaliydi ve biz bu Hayali gerçekleştiriyoruz. | Open Subtitles | والديّ كان فخوراً بأولائك الرجال عندما كان عُمدة, كان حلمه أن. |
| Bunun öncesinde, tek Hayali uçabilme gücüne sahip olmaktı. | Open Subtitles | ? وفقاً لذلك ، كان حلمه الوحيد هو أن يحظى بقوة على الطيران |
| Okumayı öğrendiğinden beri bu onun hayaliydi. | Open Subtitles | لقد كان حلمه منذ أن أصبح يستطيع القراءة |
| En azından birimizin Hayali gerçek oldu, değil mi? | Open Subtitles | على الأقل أحدنا كان حلمه حقيقة، أليس كذلك؟ |
| Tek Hayali 60'ında emekli olabilmekti. | Open Subtitles | كان حلمه الوحيد أن يتقاعد بعمر الستين. |
| Ömrü boyunca bankacı olmak onun Hayali olmuştu ve... | Open Subtitles | كان حلمه الأزلي أن يصبح مصرفي |
| Hayali kurtlar kadar özgür olmaktı. | Open Subtitles | "كان حلمه أن يكون حرا مثل الذئاب. |
| Hayali çevresindekileri mutlu etmekti. | Open Subtitles | كان حلمه هو إسعاد من حوله، |
| Bütün güreşçilerin tek Hayali ülkesini gururlandırmaktır. | Open Subtitles | {\cHFFFFFF\t(\cH0000FFFF)}وكحال أي مصارع كان حلمه جلب الميدالية الذهبية لبلاده |
| Evet. Hayali Amerika'yı dolaşmaktı. | Open Subtitles | (أجل , كان حلمه بالقيادة حول (أمريكا |
| Makinist olmak onun hayaliydi. | Open Subtitles | كان حلمه أن يصبح مهندساً |
| onun hayaliydi bu. Benim değildi ki. | Open Subtitles | لقد كان حلمه وليس حلمي |
| onun hayaliydi. | Open Subtitles | هو كان حلمه |