| Şehir hastanesine ulaştığımızda bizimle beraber bir kaç bin kişi vardı. | Open Subtitles | ،عندما وصلنا إلى مستشفى المدينة كان معنا عدة آلاف من الناس |
| Elbette. O zaman bizimle çalışıyordu, haliyle bizle birlikteydi. | Open Subtitles | بالطبع ، كان يعمل معنا آنذاك لذا كان معنا |
| Ah, keşke Dicky'cik amcanız da burada olsaydı. | Open Subtitles | -كنت أتمنى لو كان معنا عمك ديكي -لا تقل عني ديكي, يابطه |
| Sinemaya gizlice şarap soktuğumuzda yanımızdaydı. | Open Subtitles | لقد كان معنا عندنا هربّنا النبيذ إلى داخل صالة السينما ما هذا؟ |
| O zaman yanımızda olan bir bilgisayarcıydı. | Open Subtitles | -متخصص بمجال الكومبيوتر، كان معنا في وقتها |
| Ayrıldığımızda sağ salim bizimle beraberdi. | Open Subtitles | والآن كان معنا وبخير عندما رحلنا |
| O zaman zarfı boyunca Andrew okulda bizleydi. | Open Subtitles | اندرو" كان معنا في المدرسة طوال هذا الوقت" |
| Lou da bizimleydi ve ona göz kalemini tıpkı senin gibi yaptığını söyledim. | Open Subtitles | لو" كان معنا الى أن قلت له" انه قام بعمل ال "ايلاينر" بالأسود والأزرق كما كنتي تفعلينه من قبل *الايلاينر |
| İlk günden beri bizimle beraber. | Open Subtitles | انها تقوم بإرسال رسالة حسناً؟ لقد كان معنا منذ اليوم الأول |
| Michael'ın babası, Barry, oğlu öldüğünden beri bizimle beraber. | Open Subtitles | والد مايكل "بيري" كان معنا منذ وفاة ابنه. |
| Neredeyse 2 yıldır bizimle beraber. | Open Subtitles | لقد كان معنا منذ سنتين. |
| 15 yıldır bizimle çalışıyordu. Kullanılmamış 113 izin günü vardı. | Open Subtitles | كان معنا منذ 15 عاماً، كان لديه 113 يوم عطلة لم تُستعمل. |
| Altı aydır bizimle çalışıyordu. - Görevi? | Open Subtitles | كان معنا حوالي ستة أشهر. |
| Keşke o da burada olsaydı. | Open Subtitles | فقط لو أنه كان معنا |
| - Keşke Ethan da burada olsaydı. | Open Subtitles | كنت أتمنّى لو أن (إثان) كان معنا الآن أنت ماذا؟ |
| Önemsiz biri. Çağrı geldiğinde yanımızdaydı. | Open Subtitles | لا أحد، كان معنا عندما تلقينا البلاغ |
| Yangın sırasında yanımızdaydı. | Open Subtitles | كين رآه أيضا! هو كان معنا في النار. |
| Arabada yanımızda olan adam. | Open Subtitles | الرجل الذي كان معنا في السيارة |
| O gün yanımızda olan biri. | Open Subtitles | شخص كان معنا في ذلك اليوم |
| O da bizimle beraberdi. | Open Subtitles | لقد كان معنا |
| Çünkü o da bizleydi. | Open Subtitles | لأنه كان معنا |
| O da bizimleydi. | Open Subtitles | وعندما ذهبنا، كان معنا |