Bu ışık Güneş'in kalbinden çıkarak yolculuğuna başlarken neler oluyordu? | Open Subtitles | ما الذي كان يحدث حينما ترك هذ الضوء قلب الشمس؟ |
demesidir. Ve bu kuzenlerimle daha önceki iletişimlerimizde oluyordu. Ve şimdi kendi odalarında bunu yapabilirler. | TED | وهذا ما كان يحدث مع تفاعل أبناء عمومتي سابقا و بإستطاعهم الآن فعل ذلك مع حميمية غرفتهم الخاصة |
O daha neler olduğunu bile anlamadan patronu onu arayıp tebrik edecekti. | Open Subtitles | حتى قبل أن يعرف بأن هذا كان يحدث رئيسه كان يُحادثه ليهنئه |
Sadece, bugün olanlar için üzgün olduğumu söylemek istedim. | Open Subtitles | أردت فقط أن أقول أنا آسف على كل ما كان يحدث مؤخرا. |
"Bir kiremiti kaldırdım ve olan biten ne varsa gözlerimin önündeydi." | Open Subtitles | أزلت جزءاً من قرميد السقف وإستطعت أن أرى كلّ شيء كان يحدث ، هناك أمامى تماماً |
Dediğim gibi yarım blok uzaktaydım ama Neler olduğu ortadaydı. | Open Subtitles | كما قلت، كنت أقف بعيداً ولكني رأيت ما كان يحدث |
Tam sihir gerçekleşiyordu. | Open Subtitles | ، لقد كان يحدث ذلك بشكلاً سحري |
Bunlar tüm seyirciyi bir araya getirirdi; nerede oturursanız oturun, sahnede olup bitene gülebilirdiniz. | TED | فهي تستطيع توحيد الجمهور؛ وحيثما جلست أمكنك أن تضحك على ما كان يحدث فوق المنصة. |
Joshua Kangombe olanları görmüştü:¨ doğal hayat yok oluyordu, kaçak avcılık tavan yapıyordu ve durum oldukça ümitsiz görünüyordu. | TED | رأى جوشوا كانغومبي ما كان يحدث: الحياة البرية تختفي، الصيد الجائر كان مريعاً، كانت الأوضاع تبدو ميؤوس منها. |
Hakikaten de saf matematikte acaip gizemli bir şeyler oluyordu. | Open Subtitles | كان يحدث هنالك شيء غامض جداً في الرياضيات البحتة، |
Çünkü bu kuklaya her ne yapıyorduysan bu kuklaya oluyordu. | Open Subtitles | لأنه أياً ما كنت تفعله بهذه الدمية كان يحدث لهذه الدمية. |
Belki de...eğer neler olduğunu öğrenmek istersen oraya bir bak. | Open Subtitles | لذا ربما إذا أردتي معرفة ماذا كان يحدث فلتنظري هناك |
Ve biliyor musunuz, eğitimim sürerken ailemde veya ülkemde neler olduğunu bilmiyordum. | TED | وهل تعرفون أنه في الوقت الذي كنت أكمل فيه دراستي، لم أكن على علم بما كان يحدث مع عائلتي أو بلدي. |
Her zaman giderdim. neler olduğunu daha sonraları anladım. | TED | كنت دائماً أذهب. فيما بعد أدركت ماذا كان يحدث. |
Şu anda olanlar, annem göreve başladığından beri olanlar. | Open Subtitles | بل الذي يحدث حالياً والذي كان يحدث منذ تولي أمي المنصب |
Abbey, onun kafasında olanlar için kendini suçlamamalısın kim bilebilir ..ne planladığını yada ne düşündüğünü | Open Subtitles | أبيجيل,ابيجيل. لا يمكنك أن تلومى نفسك على ما كان يحدث في داخل عقله فمن يعرف ما اكتشفه ولم يُشارك به |
O fotoğraflarda olanlar doğaya aykırı. | Open Subtitles | ما كان يحدث في هذه الصور كان أمراً غير طبيعياً. |
Onun kafasında olup biten bir şey için kendini suçlayamazsın. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تلومى نفسك على ما كان يحدث في داخل عقله |
Düşündüm ki, olan biten her şeyin anahtarı onu çözümlemekti. | Open Subtitles | وشعرت أنها المفتاح لكل شئ كان يحدث |
Ve Okolloh yazdıklarına yorum yapan insanlardan Neler olduğu hakkında daha fazla bilgi vermelerini istedi. | TED | ولقد كشفت أوكوللو من معلقيها معلومات أكثر حول ما كان يحدث. |
Neler olduğu konusunu önemsiyordum ve bana her şeyi anlatmıyorsun. | Open Subtitles | كنتُ مهماً فيما كان يحدث و أنت لا تقول لي كل شيء |
Birleşme gerçekleşiyordu ve bunu durdurmak zorundaydım. | Open Subtitles | ذلك الدمج كان يحدث ووجب علي إيقافه |
gerçekleşiyordu. | Open Subtitles | لقد كان يحدث |
Ben bu olayın bir parçası değildim ama olup bitene şahit oldum. | Open Subtitles | لم أكن على معرفة تامة بتلك المعلومات لكنني كنت شاهدة عيان على ما كان يحدث |