Kalicharan Champa'nın saçına çiçek takıyordu... | Open Subtitles | .. كالي كاران كان يضع بعض الزهور في شعر تشامبا |
Monk.25.mezunlar toplantısı için bütün hafta aynı rozeti takıyordu. | Open Subtitles | مونك كان يضع نفس الدبوس طوال الاسبوع من اجل حفلة لم الشمل |
Yıldırım çarptığı sırada kulaklık mı takıyordu? | Open Subtitles | ألكِ أن تخبريني إن كان يضع سماعات الرأس عندما صُعق؟ |
Ve nasıl bir parfüm sürmüştü ki, ben sarhoş oldum. | Open Subtitles | ولا أعرف أي نوعٍ من الكولونيا كان يضع لكنها كانت روعة |
Gözüne far sürmüştü, tanıyamadım. | Open Subtitles | ها أنا أقول لك أنه كان يضع ماكياج للعين ! |
Maske takıyordu demek istiyor. | Open Subtitles | إنّها تقصد أنّه كان يضع قناعاً |
Tıpkı diğerleri gibi maske takıyordu. | Open Subtitles | كان يضع قناع مثل الآخرين |
Katie'nin kardeşi, olanları umursamıyor. Kızın kolyesini takıyordu. | Open Subtitles | شقيق (كاتي)، كان منفصلا عن ذاته كان يضع قلادتها |
- Sanki sana tasma takıyordu dostum. | Open Subtitles | كان يضع السلاسل عليك، يا رجل |
Belki de Lance gerçekten mikrofon takıyordu. | Open Subtitles | ربما " لانس " كان يضع تجسس |
Boynuma köpek tasması takıyordu. | Open Subtitles | ...كان يضع طوق كلب حول عنقي |
Şapka takıyordu. | Open Subtitles | كان يضع قبعة |
Şunu takıyordu. | Open Subtitles | كان يضع.. هذه |
Dr. Muir, sandal gibi kokan, tonlarca jöle sürmüştü. | Open Subtitles | (موير) كان يضع الكثير من الجل, و رائحتهُ مثل خشب الصندل |
Allık sürmüştü. | Open Subtitles | كان يضع مساحيق الزينة. |