"كان يعاني" - Traduction Arabe en Turc

    • varmış
        
    • vardı
        
    • Acı çekiyordu
        
    Teşhisi konulmamış beyin iltihabı varmış. Open Subtitles لماذا؟ كان يعاني من إلتهاب دماغي لم يتم تشخيصه
    İskorbütten acı çekiyormuş, üçüncü devre frengisi varmış. Open Subtitles كان يعاني من داء الاسقربوط مثلما كان يعاني من داء السفلس من الدرجة الثالثة
    Öylesine aşırı bir ayrılık korkusu vardı ki, onu hiç yalnız bırakamıyorduk. TED كان يعاني من قلق الإنفصال المعيق فلم نكن قادرين على تركه لوحده.
    Çok ağrısı vardı, biz de uyumasına yardımcı olacak birşey verdik. Open Subtitles كان يعاني من ألم كثير، لذا أعطيناه شيء ليساعده على النوم
    Şimdi 1925 yazında, yüksek ateş nöbetinde Acı çekiyordu. Open Subtitles في هذا الوقت في صيف عام 1925 كان يعاني بوضوح من نوبة شديدة من حمى القش
    Acı çekiyordu, ama kimse umursamadı. Open Subtitles و كان يعاني من ألم مبرح و لكن لم يعبأ به أحد
    Başlangıç safhada kemik nekrozu varmış gibi gözüküyor. Open Subtitles يبدو أنه كان يعاني من المراحل الأولية لتنخر العظام
    - Tamam, ayrıca boyun fıtığı da varmış. Open Subtitles حسناً، يبدو انه كان يعاني ايضاً من فتق بديسك العنق
    - Konuşma geriliği varmış alt tarafı. Open Subtitles إذن لقد كان يعاني من عائق يمنعه من النطق
    Çocukken sara krizleri geçirirmiş ve doğuştan karaciğer bozukluğu varmış. Open Subtitles كان يعاني من نوبات الصرع
    Mosca'nın dediklerine bakılırsa, bir sorunu varmış. Odaklanamıyormuş. Evdeki sorunlar olabilir mi? Open Subtitles طبقاً لكلام (موسكا)، كان يعاني من مشكلة كان يعجز عن التركيز، ربما يواجه مشاكل في المنزل؟
    Daniel'ın, beyin korteksi altındaki beyaz maddesinde süngerimsi dokular var bu demektir ki lökoensefalopatisi varmış düşündüğüm gibi ama bunun sebebi zehirlenmeymiş. Open Subtitles لقد كان لدى (دانيل) مناطق أسفنجية في المادة البيضاء تحت القشرية, مما يعني أنه كان يعاني من حتل المادة البيضاء للدماغ
    Babamı tanıyanlar bilir ki, onun tek bir sorunu vardı kabızlık. Open Subtitles ومن يعرف والدي ,يعرف أنه كان يعاني من مشكلة واحدة: الإمساك
    Mücahid'in şizoafektif bozukluk hastalığı vardı, gerçek ile hayal olanı ayırt etmekte zorluk yaşıyordu. TED ومجاهد كان يعاني من اضطراب فصامي عاطفي وقد واجه صعوبة في التمييز بين الواقع والخيال
    Ve asla unutmayacağım nasıl, ama -- asla unutmayacağım nasıl, ani bir durum yaşadı kendi -- bir anevrizması vardı. TED و لن أنسى كيف أنه كان يعاني من حالة مرضية معينة،نوع من الالتهاب في الأوعية الدموية
    Bir kısmı hipotermikti, bir kısmının uzuvları soğuktan donmuş, bazılarında da bu iki durum vardı. TED بعضهم كان يعاني من إنخفاض للحرارة وآخرون قد أُصيبوا لدغة الصقيع .. وبعضهم كانوا يعانون من الأمرين
    Anfizemi vardı ve onunla çalışıyor olsaydın bunu bilirdin. Open Subtitles كان يعاني من انتفاخٍ بالرئة والذي كنت ستعرفه لو أنك عملت لديه من قبل
    Bugün kusan ve karın ağrısı olan bir hastam vardı. Open Subtitles لذا كان لدي هذا الشخص الذي كان يعاني من الغثيان و آلام في البطن
    ve hastam AIDS hastalığının son aşamasında Acı çekiyordu Güvenli iğneleri kullanmaya yeni başlamıştık ve tehlikeli atık kabına gittiğimde Open Subtitles ومريضي كان يعاني مرحلة نهائية بالإيدز. كنّا للتو قد تحولنا لتلك الإبر القابلة للسحب.
    O narsistik ego yapısından dolayı Acı çekiyordu, dolayısıyla kelimenin tam anlamıyla soyunu çoğaltmak için bir arzu içerisindeydi. Open Subtitles لقد كان يعاني من حب ذات نرجسي، وبالتالي رغبته بنسخ نفسه حرفياً عبر ذريته.
    İlk seferimde o çocuk çok Acı çekiyordu. Open Subtitles بالنسبة لأول مرة لي ذلك الطفل كان يعاني الكثير
    Çok Acı çekiyordu, ızdırap, Fakat yazmaya devam etti. Open Subtitles وهو كان يعاني من ألم كبير وغم، لكنه واصل كتابة الكتاب.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus