| Bahçıvan gibi konuşuyor. Ama bence çok zeki biri. | Open Subtitles | إنه يتحدث كبستاني, لكنني أعتقد أنه عبقري |
| Buna iş bulmak için çıktık o muhteşem malikaneyi görünce ulan dedik, Bahçıvan falan arıyorlar mı. | Open Subtitles | كنا نبحث عن عملٍ له عندما رأينا القصر ظننا أنه لربما كانوا ليوظفونه كبستاني أو شيء من هذا القبيل |
| Bana çocukluğundan beri orada yaşadığını... ve Bahçıvan olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال لي أنه كان يسكن هناك منذ أن كان طفلاً... ويعمل كبستاني |
| İyi günler. Bahçıvan olarak kendimi takdim ediyorum. | Open Subtitles | مساء الخير أعرض عليك خدماتي كبستاني |
| Bazen burda Bahçıvan olarak çalışır. | Open Subtitles | إنه يعمل هنا أحياناً كبستاني |
| Bahçıvan. | Open Subtitles | كبستاني. |