"كبسولات" - Traduction Arabe en Turc

    • kapsülleri
        
    • hapı
        
    • kapsülü
        
    • kapsüller
        
    • kapsül
        
    • podları
        
    • hapları
        
    • Rhodium
        
    Ya da nakliye kapsülleri, içlerinde küçük robotlar vardır belki. Open Subtitles أَو كبسولات نقل ربما مَع إنسان آلي صغير في الداخل
    İntihar kapsülleri. Oteldeki insanlar için. Open Subtitles كبسولات انتحار للأشخاص الموجودين بالفندق
    Kesinlikle, yakaladıklarında çiğneyecekleri siyanür kapsülleri vardır. Open Subtitles كبسولات السيانيد تحت أسنانهم في حال تمّ القبض عليهم
    Benim kanımca, dostlarım Emily'nin sürekli yanında taşıdığı bu kutuya konulan bir karaciğer hapı. Open Subtitles انا افترضت انه وضع فى كبسولات الكبد فى هذه العلبة, والذى كان دائما بجوار ايميلى ارندل
    - Kanıtlara göre bir süredir ayrıca bir zaman kapsülü duvarının arkasında bakılıyormuş. Open Subtitles . حسنا , الأدلة تشير انها هنا منذ مدة . وكانت ترعاها من خلف كبسولات الزمن
    Jelatin kapsüller, cam şişe, hastane yatakları, ve arasındaki her şeyi. Open Subtitles كبسولات جيلاتين، قوارير زجاجية أسرّة مستشفى وكلّ شيء في الوسط
    Nitrometan, dizel yakıt, patlayıcı kapsül ya da bilyeli yatak satın aldın mı? Open Subtitles لقد قمت بشراء وقود النيتروميثان او كبسولات قابلة للتفجير ؟
    Kaçış podları nerede? Open Subtitles أين تكون كبسولات الهروب ؟
    Karaciğer hapları mı? Dr. Grainger onları attığını söylememiş miydi? Open Subtitles كبسولات الكبد ,د/جريجنر قال انه رماها ولم تعد تأخذها ؟
    Bayan Yalnız kalp Rhodium tri-eckonal'e benzeyen birşeyler içiyor. Open Subtitles الأنسة "وحيدة القلوب" أخرجت للتو شيئاً يبدو مثل كبسولات ثلاثية التأثير
    Senaryo, sahte silahlar ve patlayan boya kapsülleri hazır. Open Subtitles لدي سيناريو، أسلحة مزيفة، كبسولات طلاء متفجرة.
    Söylesene Bill aşırı sağcı hangi grup Sovyet K-3 kapsülleri kullanır? Open Subtitles أخبرني,بيل من أين تحصل مجموعة يمينية متطرفة علي كبسولات سوفيتية كي -3 ؟
    Roketlerle fırlatılan uzay kapsülleri olacak. Open Subtitles فسيكون لدينا كبسولات فضائية ترسل عالياً بصواريخ...
    Saha ajanlarının kapsülleri var. Open Subtitles -العمليات الميدانية لديهم مجموعة كبسولات
    Otelin içindeki insanlar için intihar kapsülleri. Open Subtitles كبسولات إنتحار للناس الموجودين بالفندق
    Sence ben sadece kan kapsülleri ve hokkabazlıklardan mı ibaretim? Open Subtitles أتظنني مجرد كبسولات دم وحيل تجميل؟
    Bana bir kutu müshil hapı bırakmış. Open Subtitles لكني أتمنى أنه ميتاً لقد تركَ لي علبة كاملة من كبسولات الأدوية المسهلة
    Öte yandan insanlara omega-3 hapı satmak ve balık yedirmek çok para kazandırıyor. Open Subtitles هناك أرباح كبيرة تُجنى من بيَع كبسولات "أوميغا 3" للناس. ودفعهم لتناول السمك.
    Yani HDL kolesterolünü artırmak için balık yemek ya da balık yağı kapsülü almak yanlıştır. Open Subtitles فذلك هو السبب الخاطئ لتناول السمك، أو بأخذ كبسولات زيت السمك لترفع من الكوليسترول الحميد.
    Bir-iki tane kapsülü içeceğine at. Open Subtitles بضعة كبسولات مُذابة في مشروبها.
    kapsüller! Open Subtitles كبسولات
    Bu, Washington eyaletindeki Hanford mevzisinde bulunan bir nükleer atık depolama ve kapsülleme tesisi. Burada, içinde nükleer atık barındıran ve suyun altına gömülü, 19 binden fazla paslanmaz çelik kapsül var. TED هذا هو تخزين النفايات النووية ومرفق التغليف في موقع هانفورد في ولاية واشنطن ، حيث يوجد أكثر من ألف وتسعمائة من كبسولات الفولاذ المقاوم للصدأ المحتوية على النفايات النووية المغمورة بالمياه.
    - kaçış podları mı komutanım? Open Subtitles كبسولات الهروب , يا سيدي؟
    Emily'nin karaciğer hapları kolay ulaşılabilecek bir yerdeydi ve birinin o hapları alıp kurcalaması çok kolay olurdu. Open Subtitles كبسولات الكبد كان من السهل الوصول اليها وكان من السهل العبث بها
    Bayan Yalnız kalp Rhodium tri-eckonal'e benzeyen birşeyler içiyor. Open Subtitles الأنسة "وحيدة القلوب" أخرجت للتو شيئاً يبدو مثل كبسولات ثلاثية التأثير

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus