Yani Fosbury Flop, spor tarihindeki aynı zamanda büyük bir geriye atılım olan belki de tek büyük ileri atılım. | TED | بالتالي، قد تكون شقلبة فوسبوري في تاريخ الرياضة قفزة كبيرة إلى الأمام، ولكنها أيضاً بذات الوقت، قفزة كبيرة إلى الوراء. |
Evet, sanıyorum, bu tür şeyleri herkes kadar az önemserim, fakat olabildiğince büyük bir yemek odası yaşamın gereklerinden biridir. | Open Subtitles | حسناً, أفترض أني لا أهتم كثيراً بهذه الأمور لكن وجود حجرة طعام كبيرة إلى حد ما هو أحد ضروريات الحياة |
Büyük evlerin olduğu bir şehre, büyük bir yolculuk. | Open Subtitles | رحلة كبيرة إلى المدينة حيث البيوت الكبيرة. |
Yıldız Balinasının beyninden büyük bir elektrik akımı geçireceğim. | Open Subtitles | أنا سأحول طاقة كبيرة إلى دماغ حوت النجمة |
Ve sen de büyük bir Sally Langston hayranısın? | Open Subtitles | وأنتِ معجبة كبيرة إلى سالي لانغستون صحيح ؟ |
- Tamam, özür dilerim ama büyük bir adım geriye gitmemiz gerekiyor. | Open Subtitles | أعتذر علينا أن نأخذ خطوة كبيرة إلى الوراء |
Üniversite hastanesine büyük bir satış yapmıştım. | Open Subtitles | كنت قد بعت صفقة كبيرة إلى مشفى الجامعة |
- Bayağı büyük bir balık yakaladık. - Peki bu tam olarak nedir? | Open Subtitles | لقد اصطدت سمكة كبيرة إلى حد ما هنا - كيف شكلها بالضبط؟ |
Ama şöhretine büyük bir baskın daha ekleyebiliriz. | Open Subtitles | لكنّ يمكن أن نضيف مداهمة كبيرة إلى سجله |
Sizi bu görüşmeye çağırmamın sebebi kocanızın oğlunun büyük bir sorun haline geldiğini ve okuldan atılmasını istediğimi bildirmek. | Open Subtitles | دعوت إلى هذا الاجتماع لإخبارك أن ابن زوجك، أصبح يشكل مشكلة كبيرة إلى حد أنني سأطلب من مجلس إدارة المدرسة فصله على الفور. |
O kadar büyük bir sorun muyum? | Open Subtitles | هل أشكل مشكلة كبيرة إلى هذه الدرجة؟ |
İşte bu büyük bir adımdır. | Open Subtitles | وهذا هو خطوة كبيرة إلى الأمام |
Ölümü, bilim adına çok büyük bir kayıp. | Open Subtitles | موته خسارة كبيرة إلى العلم. |
Bu büyük bir adım. | Open Subtitles | هذه خطوة كبيرة إلى الأمام |
Ve anlaşılan Frank'in Idaho'ya büyük bir yolculuk yapması gerekiyor. -Yani bilmiyorum. | Open Subtitles | و يبدو بان (فرانك) سوف يقوم (برحلة كبيرة إلى (آيهاوا |
büyük bir gelişme bu. | Open Subtitles | خطوة كبيرة إلى الأمام |
büyük bir ilerleme. | Open Subtitles | هذه خطوة كبيرة إلى الأمام |
Bugünkü sonuçlar, Başkan'ın Temsilciler Meclisi'nde başarılı bir koalisyon oluşturma yetisini hafife alan Senatör Jack Bowman'a büyük bir darbe oldu. | Open Subtitles | تشريع اليوم يُعتبر ضربة كبيرة (إلى السيناتور (جاك بومان الذي قلل من شأن قدرات الرئيس |
Ve şunu söyledim, büyük bir ablanın küçük erkek kardeşine söylediği şekilde: "Allah aşkına, neden bu kadar aptalsın, eşyalarını bir arada tutamıyor musun?" | TED | فقلت له : لماذا أنت غبيٌ لدرجة أنك لا يمكنك الحفاظ على أشيائك .. بحق الإله ؟ " - كما قد تتحدث أيُ أخت كبيرة .. إلى أخيها الصغير . |