| Ön mediyasteninde 2x4 cm'lik oval kitle tespit ettik. | Open Subtitles | في منتصف رئتك لديك كتله بحجم أثنين إلى أربعه سنتيمترات |
| Bu büyük bir kitle var . | Open Subtitles | هناك كتله كبيره |
| - Suyla karışacak yıkama bittiğinde de beton bir kütle olacak. | Open Subtitles | - ..حسناً، سوف يختلط مع الماء- ..وبعدها، بنهايه دوره الغسيل سيصبح كتله صلبه |
| Yeni bir kütle spektromuz yok. | Open Subtitles | ليس لدينا مقياس كتله جديد. |
| Los Angeles'a ilk geldiğimde... gözüme sadece ışıklı noktalar yığını gibi görünmüştü. | Open Subtitles | عندما أتيت الى لوس انجلوس, بدت وكأنها كتله من البقع |
| Dışarısı büyük su kütlesi ile dolu ve ben, Teksas çayırlarından geliyorum. | Open Subtitles | انها كتله ضخمه من المياه بالخارج هناك انا رجل ات من بلده بمروج تكساس |
| Bu şey ... bir kitle bulunuyor . | Open Subtitles | انه كتله... . انه شئ |
| Bu kitle büyük. | Open Subtitles | هذه كتله كبيره |
| Evet, yeni bir kütle spektromuz var. | Open Subtitles | نعم, لدينا مقياس كتله جديد. |
| Bütün bu karmaşa bir metal yığını için. | Open Subtitles | كل هذه المتاعب من اجل كتله من المعدن |
| Evde büyük bir kar yığını vardı. | Open Subtitles | كان هناك كتله حرجة من الثلوج في البيت |
| Fakat kahverengi cücenin nükleer füzyonu idame ettirmeye yetecek kütlesi yoktur. | Open Subtitles | و لكن ليس لديها كتله كافية لتدعم الإندماج النووي |
| Hollywood'da birilerinin... ..yaşayacağı kadar su kütlesi yok. | Open Subtitles | ليس هناك كتله مائيه كبيره بما فيه الكفايه في هوليود. |