| Bu da iyi bir şey. Tabii pilotluk kadar değil. | Open Subtitles | ذلك جيد لكنه ليس كجودة طيار الطائرة المقاتلة |
| Tabii ya, annemin balık bisküvileri kadar iyi. - Berbatlar. | Open Subtitles | نعم، كجودة مذاق بسكويت السمك الذي تعده والدتي |
| Birincisi, insanların kontrolü otonom arabalara bırakmalarından önce otonom araçların en az, en iyi sürücü insanlar kadar iyi olmaları gerektiğine inanıyoruz. | TED | أولاً، نحن نعتقد أنه قبل أن يسيطر الناس على السيارة ذاتية التحكم ، ينبغي أن تكون تلك السيارات على الأقل جيدة كجودة أفضل السائقين البشريين. |
| Neredeyse bekarlık kadar iyi. | Open Subtitles | إن هذا الأمر تقريبا كجودة عدم زواجي |
| Benimki kadar iyi. | Open Subtitles | كجودة الميث الذي أصنعه |
| Yemekleri kadar güzel değil. | Open Subtitles | ليس كجودة الطعام |
| - Cuma kadar güzel değil. | Open Subtitles | - ليست كجودة ليلة الجمعة |
| Ingel'inki kadar değil. | Open Subtitles | ليس كجودة طبخ (إنجل) |