| Bu tipler hayvan gibidir... dolayısıyla onunla hayvan gibi boğuşacaksın. | Open Subtitles | هذا الرجل كا لحيوان لذا يجب عليك أن تقاتله كحيوان |
| Ama bir şövalye neden burada bir hayvan gibi soyarak, öldürerek, kaçak yaşasın? | Open Subtitles | لكن لماذا أنت ؟ تعيش هنا كحيوان , سارق , قاتل , خارج على القانون ؟ |
| hayvan gibi yaşamayı tercih ederim, yoksa sonun... | Open Subtitles | افضل ان اعيش كحيوان على ان ينتهى بى الامر مثل |
| Hikayelerin arkasındaki bir hayvan olarak Büyük beyaz, hep korkulan bir yırtıcı olacak. | Open Subtitles | يظهر كحيوان خلف الأسطورة يبقى القرش الابيض العظيم لا اقل منه رعبا كمفترس |
| Hatta insanların ev hayvanı yaptıkları konuşan cinsleri. | Open Subtitles | حتى الطيور المتكلمة التي يحتفظ بها الناس كحيوان أليف. |
| O, hayata bir hayvan gibi yapayalnız... başlamış olan bir adamdı. | Open Subtitles | لقد كان الرجل الذي بدأ كل شيئ وحده كحيوان |
| Ona o kadar acımışsınız ki hayvan gibi beslemişsiniz. | Open Subtitles | كل من هنا يشفق عليها لدرجة أنكم أبقيتوها كحيوان ٍ أليف |
| Sen olmadığında, seni bir hayvan gibi görüyorum, bir sıçan gibi. | Open Subtitles | أتعلمين، عندما أكون بعيداً عنك أفكر بكِ كحيوان |
| Onu bir hayvan gibi avlamaya çalışmak, ona kendisini savunmaktan başka seçenek bırakmıyor. | Open Subtitles | ألا ترى أنك بطاردته كحيوان لا تترك له خيارا إلا الدفاع عن نفسه ؟ |
| İşte bu yüzden bir hayvan gibi ölmelisin, seni orospu çocuğu ! | Open Subtitles | و على هذا فأنت يجب أن تموت كحيوان أيها الحقير |
| İşte bu yüzden bir hayvan gibi ölmelisin, seni orospu çocuğu ! | Open Subtitles | و على هذا فأنت يجب أن تموت كحيوان أيها الحقير |
| - Sana inanamıyorum. - Tam bir hayvan gibi göründü şey yaptığımda... | Open Subtitles | أنا لا أستطيع تصديقك ، إنه بدا لي فقط كحيوان آخر عندما... |
| İstiyorsan bir hayvan gibi yaşamayı seçebilirsin... ama bunun bir parçası olmayı reddediyorum. | Open Subtitles | تستطيع الأختيار ان تعيش كحيوان إن رغبة لكني ارفض ان اخضع اليه |
| 1.80 boyunda, dişleri köpek balığı gibi olan, derisi kırışık ve vahşi hayvan gibi kızgın. | Open Subtitles | طوله ستة أقدام وله أسنان كالقرش وجلده متجعد .. وغاضب كحيوان مفترس |
| O bir kurt kadar özgür, tıpkı ormandaki bir hayvan, ama onun hala insanca bir kalbi var... ve bu kalbi acıyla dolu. | Open Subtitles | انه حر كالذئب كحيوان في الغابة ولكن ما زال يملك قلباً بشرياً وذلك القلب مليء بالبؤس |
| Ama onu bir evcil hayvan olarak eve götür, çocuklarını yiyebilir. | Open Subtitles | لكن أعتبر المنزل كحيوان أليف، أنه سوف يأكل الأطفال الخاص بك. |
| Her lanet olası küçük sarı benizliler bir ev hayvanı ya da barbilerden birini istiyor. | Open Subtitles | كل أصفر لعين سيريد واحدة منها إما كحيوان مدلل أو على دميهم |
| Hayvanlar gibi sevişmeyi sevmeyen bir din adamıyla şimdiye kadar hiç tanışmadım. | Open Subtitles | حسنُ، لم يسبق وكنت مع رجل متديّن لا يريد ممارسة الجنس كحيوان. |
| Onu almak ister misin hayatım evcil hayvanın olarak? | Open Subtitles | هل تحتفظين به , يا عزيزيتي , كحيوان أليف؟ |
| Ama emir gelince, onu hasta bir hayvanmış gibi öldürdüm. | Open Subtitles | لكننى أتخذت القرار وقتلته كحيوان مريض |
| Yani birçok yönden, Romo, kendi de bir beyne sahip bir evcil hayvana benziyor. | TED | لذلك يمكن اعتبار رومو كحيوان أليف لديه عقله الخاص به. |
| Sen'se serbest bırakılmış bir hayvan gibisin. | Open Subtitles | وأنتِ كحيوان أُطلق عنانه ليكون حراً. |