| Bir dansçı olarak, Dokuz rasayı ya da navarasaları biliyorum. öfke, cesaret, nefret, neşe ve korku. | TED | كراقصة كنت اعرف الاصول التسعة او ما يسمى بالنافاراساس الغضب، البسالة الاشمئزاز، المرح و الخوف |
| Kabul ediyorum, şu anda dansçı olarak çalışıyorum ve bazı zamanlar eskortluk yapıyorum ama bu orospu olmakla aynı şey değil. | Open Subtitles | ربما أعمل كراقصة أحياناً لتوفير المال , لكن هذا ليس كالعهر |
| dansçı olarak işe alındı | Open Subtitles | لقد تم تعيينها كراقصة. |
| Seni ve Tanrı'yı bulmadan önce yıllarca kulüplerimde Dansçılık yaptı. | Open Subtitles | كانت تعمل كراقصة في نوادي التعري خاصتي لسنوات قبل أن تجدك وتجد طريق الهداية |
| - Dansçılık işini almasını sağlayacağını düşündü. | Open Subtitles | ظنت أن هذا سيساعدها في عملها كراقصة |
| "Kimse seni striptizci olarak almaz, daha az para kazanırsın." | Open Subtitles | rlm; لن يوظفك أحد كراقصة إيحائية، rlm; وستكسبين أجراً أقل." |
| dansçı olarak şöhretiniz sizi aşmış. | Open Subtitles | سمعتك كراقصة تسبقك |
| Demek istediğim, dansçı olarak. | Open Subtitles | أقصد، كراقصة |
| Dansçılık yaparak o kadar yıl ona destek oldun. | Open Subtitles | بعدما دعمتيه طوال تلك السنوات كراقصة |
| Sen de biliyorsun. Asla bir dansçı olamayacaksın Rahibe Kar Kızağı. | Open Subtitles | تعرفين, أنتِ لن تنجحي كراقصة أيتها الأخت المطرقة |
| Gösteriş yapıyor. Tıpkı bir dansçı gibi. | Open Subtitles | يتباهى كراقصة |
| striptizci olarak çalışırken birkaç zengin herif tarafından hamile bırakıIdın. | Open Subtitles | استقريتي ؟ لقد حملتي من رجل ثري عندما كنت تعملين كراقصة |
| Hailey'i striptizci olarak çalışırken bulmuşlar | Open Subtitles | . إذا عرفت . وجدوا (هايلى) تعمل كراقصة متعرية |