| Ve istediğimi elde etmek için senin nefretini kullandım. Seni kılıç kullanır gibi kullandım. | Open Subtitles | ولقد اِستغللت كرهكِ لها لنيل ماأريد،ولوّحتُبكِ مثل سيفٍ... |
| Aşkın buysa, nefretini hiç görmek istemem. | Open Subtitles | إنْ كان هذا حبكِ فأتمنى أن لا أرى كرهكِ |
| Öfkeni, nefretini bir kenara bırak. | Open Subtitles | ضعي غضبكِ جانبًا ضعي كرهكِ جانبًا |
| Bu resimden neden nefret ettiğini anlayabiliyorum. | Open Subtitles | حسناً, يمكنني أن أعرف سبب كرهكِ لهذه الصورة |
| Kamu iddiası, TV'de ondan ne kadar nefret ettiğini açıklamanın ardından yeraltı garajında ona saldırdığın, dairesine zorla girdiğin yolunda olacak. | Open Subtitles | السلطات ستجادل حول أنكِ بعد إسبوع منذ أن ظهرتي على التلفاز وأخبرتي العالم حول مدى كرهكِ لفيكتوريا جريسون بعدها قد أرهبتيها في مواقف السيارات |
| - Üzgünüm, Sarah. Süprizlerden nefret ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | أعلم كرهكِ للمفاجآت |
| Bana olan nefretini anlamıyorum. | Open Subtitles | إنني لأا أفهم سبب كرهكِ لي |
| Senden nefret ettiğini söylediğimde yalan söylemiştim. | Open Subtitles | لقد كذبت عندما قلت انه كرهكِ |